E. Can Özer
Savunma Teknolojileri
9 Eylül 2026 12:18

Çin Robot Askerlerini Nasıl Eğitiyor?

Çin ordusu, insansı robotların askeri görevlerde kullanılması için test programları yürütüyor. İhale belgeleri, hazırlığın robot gövdesinden algı sistemlerine ve eğitim verisine uzandığını gösteriyor.

Çin Robot Askerlerini Nasıl Eğitiyor?

Görsel: Master / gettyimages (Yapay zeka ile düzenlenmiştir)

Pekin’de ağustos sonunda düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda makineler koştu, dans etti, boks yaptı ve sık sık yere düştü. Etkinliğin sona ermesinden iki gün sonra Çin Halk Kurtuluş Ordusunun resmi gazetesi, burada sergilenen teknolojilerin laboratuvarlardan askeri eğitim alanlarına taşınması gerektiğini yazdı. Eğlence için hazırlanan hareketler, ordu açısından robotların nerede ve nasıl kullanılabileceğine dair bir denemeye dönüşmüştü.


Çin’in savunma kurumları bu olasılık üzerinde bir süredir çalışıyor. Reuters’ın 7 Eylül’de yayınladığı ve 100’den fazla ihale ilanı, patent, akademik çalışma ve resmi yayına dayanan araştırmaya göre çalışmalar 2025 ve 2026’da hızlandı. Askeri kurumlar robot satın alıyor, makineleri farklı görevlerde test ediyor ve insan askerlerle aynı birlikte nasıl çalışabileceklerini inceliyor. Reuters, silahlı bir insansı robotun faal bir Halk Kurtuluş Ordusu birliğinde kullanıldığına ilişkin bulguya ulaşamadı. Çin Savunma Bakanlığı ile Milli Savunma Teknolojisi Üniversitesi de konu hakkındaki soruları yanıtlamadı.


İhale belgeleri, ordunun hazır bir robot satın alıp üzerine silah yerleştirmekten daha uzun bir hazırlık yaptığını gösteriyor. Mayıs 2025’te kurulum ve teknik eğitimle birlikte insansı robot alınması için ilan yayımlandı. Dört ay sonra çevresini algılayabilen ve nesneleri hassas biçimde kullanabilen bir sistem arandı. Haziran 2026’da ise kamera, radar ve hareket verilerini toplayıp etiketleyecek altyapıya yaklaşık 300 bin dolar ayrıldı. Toplanması istenen bilgiler arasında robotların hangi arazi türlerinden geçebildiği de bulunuyordu. İhalelerin sonuçları ve seçilen şirketler açıklanmadı.


Bir robotun pistte koşabilmesi, molozlarla kaplı bir binada görev yapabileceği anlamına gelmiyor. Gerçek dünyada merdivenin yüksekliği, zeminin eğimi, ışık, kapının ağırlığı ve tutulacak nesnenin biçimi değişiyor. Robotun her hareket için bu değişkenleri yeniden hesaplaması gerekiyor. Bunun için de insanların gerçekleştirdiği binlerce hareketin kaydedilmesi, ayıklanması ve makineye öğretilmesi gerekiyor.


Çin’deki sivil robot merkezlerinde veri üretimi şimdiden ayrı bir iş koluna dönüşmüş durumda. Reuters’ın ağustos ayında yayımladığı başka bir araştırmada, Liuzhou’daki bir tesiste 100’den fazla insansı robotun kutu taşıma, erişte paketleme ve kahve hazırlama gibi görevler için eğitildiği anlatılıyor. Başlık ve el kumandaları kullanan eğitmenler, kendi hareketlerini robotlara aktarıyor. Çalışanların tahminine göre deneyimsiz bir eğitmen 300 denemede, deneyimli bir eğitmen ise yaklaşık 50 denemede kullanılabilir tek bir hareket kaydı elde edebiliyor. Bu sayılar bağımsız bir performans ölçümü değil, tesis çalışanlarının gözlemleri. Yine de bir kutuyu düzgün taşımanın bile ne kadar fazla deneme gerektirdiğini ortaya koyuyor.


İnsan biçimi, robotlara her görevde üstünlük sağlamıyor. Tekerlekli ve paletli araçlar yük taşımada daha dengeli, robot köpekler engebeli arazide iki ayaklı sistemlerden daha kolay hareket edebiliyor. İnsansı gövde ise insanların kullandığı merdivenlerde, kapılarda, tünellerde ve gemi bölmelerinde avantaj sağlayabilir. Tayvan Ulusal Savunma ve Güvenlik Araştırmaları Enstitüsünden Juo-Min Chou da Reuters’a, iki el ve iki ayağın dar yapılarda hareketle nesne kullanımını bir araya getirebileceğini söylüyor. Keşif ve lojistik gibi görevlerde daha basit robotların ucuz ve kullanışlı kalacağını ekliyor.


Çin Milli Savunma Teknolojisi Üniversitesinin Ağustos 2025 tarihli çalışması da tek tip bir robot ordusu tarif etmiyor. Beş ila 10 yıl sonrası için hazırlanan senaryoda insansı robotlar, robot köpekler ve diğer insansız kara araçları insan askerlerle birlikte bir binayı kat kat, oda oda kontrol ediyor. Ancak çalışmada robotların hangi silahları taşıyacağı, ateş açma koşulları veya sivillerle karşılaştıklarında nasıl davranacağı açıklanmıyor. Bu nedenle belge, hazır bir operasyon planından çok ordunun denediği görev dağılımını gösteriyor.


Robotların bütün kararları kendi başına vermesi de yakın dönem için gerçekçi görünmüyor. Çin’in devlet kontrolündeki savunma şirketi Norinco, Fuxi adlı insansı robotunu nöbet, devriye ve keşif görevleri için tanıtırken uzaktan kumanda sistemini de ürünün parçası olarak sunuyor. İnsan operatör robotun gördüğü görüntüyü izliyor ve hareketlerini uzaktan yönetiyor. Böylece makinenin karar yükü azalıyor. Bu kez de iletişim kesintisi, gecikme ve operatörün sınırlı görüşü devreye giriyor. Çin ordusunun gazetesinde şubat ayında yayınlanan bir değerlendirme, yoğun elektromanyetik parazit altında insan denetiminin işlevini kaybedebileceğini belirtiyor.


Elbette Çin bu alanda tek değil. ABD Ordusunun xTechHumanoid programı, keşif, kontrol noktası güvenliği, engel temizleme ve tehlikeli madde müdahalesi gibi işler için insansı robot prototipleri arıyor. Finalistlerin sistemlerini Ağustos-Eylül 2026 döneminde askeri uzmanların önünde denemesi planlanıyor.


Türkiye’de kamuya açıklanan askeri robot projelerinde ise insansı gövdeler yerine paletli araçlar öne çıkıyor. HAVELSAN’ın Mayıs 2026’da tanıttığı BARKAN 3, 250 kilogram faydalı yük taşıyabiliyor ve insansız hava araçlarıyla birlikte çalışabiliyor. Şirketin verdiği bilgilere göre araç hedef tespiti yapabiliyor ancak ateşleme kararı yer kontrol istasyonundaki insanda kalıyor.


Bu kararın insanda kalmasını zorunlu tutan özel ve bağlayıcı bir uluslararası düzenleme henüz yok. Cenevre’de 128 ülke, 5 Eylül’de otonom silahlarla ilgili gelecekteki görüşmelere temel oluşturabilecek bağlayıcı olmayan bir metinde uzlaştı. Türkiye, bağlayıcı bir anlaşma yerine kılavuz ilkeleri destekleyen ülkeler arasında yer aldı.


Çin’in robot asker hazırlığı şimdilik cephede değil, veri toplama merkezlerinde ve ihale dosyalarında ilerliyor. Robotlar kapıları açmayı, farklı zeminlerde yürümeyi ve operatörün komutlarını uygulamayı öğrenirken ordular daha ileri bir yetkinin sınırlarını tartışıyor: Bir gün bu makineler silah taşıdığında tetik kimde olacak?

Antikitenin kadim dillerinden dijitalin kodlarına uzanan disiplinlerarası bir köprüden geçmekte. WIRED Türkiye ile teknolojiyi sorunsallaştırırken, yedi sanatı yanına alarak öğrenmenin ve paylaşmanın peşinden gidiyor. 98 model, Boğaziçili.

E. Can Özer

DAHA FAZLASI

Türkiye’nin Uzay SAHA’sı

İnsanlığın en gizemlilerinden ve hala çözülemeyenlerinden. Sürekli yeni bir keşif yapılsa da uzay, gizemini ve derinliğini koruyor. Türkiye de buradaki adımlarını genişletiyor ve uzay teknolojilerini, uzay misyonunu geliştiriyor
Samet Kelebek

Savaşın Teknolojik Genetiği

Savaşlar, paradoksal olarak insanlık tarihinin en karanlık ama en yaratıcı laboratuvarları olmuştur. Bir icat ya da inovasyon bazen bir imparatorluğun yükselişi, bazen de koca bir çağın kapanışıdır.
E. Can Özer

İlk Büyük Yapay Zeka Savaşı mı Yaşanıyor?

Palantir CTO’su Shyam Sankar’a göre, ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş, modern askeri tarihin en keskin kırılma noktasını temsil ediyor. Yapay zeka teknolojilerinin destekleme aracı olmaktan çıkarak hedef belirleme ve uygulama sürecini tehlikeli bir hıza ulaştırması, gelecek için yıkıcı bir inovasyon sürecini işaret ediyor.
E. Can Özer