Bölgesel Liderlik Eğitiminin Coğrafyası Nasıl Değişiyor?
Küresel iş coğrafyası kabuk değiştiriyor: Yöneticiler artık kariyerlerine ara vermeden İstanbul, Prag ve Paris hattında uluslararası liderlik diploması alıyor. Peki bölgesel çekim merkezi nasıl değişti?
İllüstrasyon: DigitalVision Vectors/gettyimages
Küresel iş dünyasındaki baş döndürücü dijital dönüşüm ve yönetim modellerindeki kırılmalar, üst düzey yöneticiler için ‘sürekli öğrenme’ ihtiyacını hiç olmadığı kadar kritik hale getirdi. Ancak günümüzün yoğun temposunda, kariyerini geliştirmek isteyen bir profesyonelin iş hayatına ara verip yıllarca yurt dışındaki bir eğitim kurumuna gitmesi çok da mantıklı değil.
Tam da bu noktada, yönetici eğitimlerinin (Executive MBA) coğrafi ve stratejik yapısı kabuk değiştiriyor. Avrupa'nın ve dünyanın önde gelen akademik gelenekleri, küresel iş insanlarına ulaşmak için tek merkezli kampüs anlayışından hibrit ve çok merkezli modellere geçiş yapıyor.
Yeni nesil yönetim modelleri
Yönetici düzeyindeki lisansüstü programlar artık sadece teorik işletme prensiplerini aktarmakla kalmıyor; dijital çağda yönetim bilişim sistemleri, stratejik liderlik ve küresel finans gibi hızla evrilen dinamiklere odaklanıyor. Bu dönüşümün en dikkat çekici yansımalarından biri ise eğitimin lojistiğinde yaşanıyor.
Özellikle Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) ile Orta Asya ölçeğinde yükselen yeni pazarlar, kendi coğrafi erişim kolaylığına sahip bölgesel öğrenim merkezlerinin doğmasına yol açtı. Yöneticiler, kendi iş ekosistemlerinden ve mevcut çalışma düzenlerinden kopmadan küresel standartta geçerliliği olan akademik diplomalara erişebilecekleri kurguları tercih ediyor.
BMI Business School İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Hasan Altunkaya, iş dünyasının bu dönüşen ihtiyacını ve bölgesel dinamikleri şöyle özetliyor: "İş dünyası profesyonelleri yoğun tempoları içinde kariyerlerini geliştirecek eğitimlere ihtiyaç duyuyor. Bunun için iş hayatına ara vermek veya başka bir ülkeye taşınmak yerine mevcut düzenlerini de koruyarak yüksek lisans diploması sahibi olabilecekleri alternatiflere ihtiyaç var."
Bu yaklaşım doğrultusunda, Paris Sorbonne Üniversitesi işbirliğiyle kurgulanan ve İstanbul merkezli başlayıp Prag ve Paris'teki modüllerle devam eden uluslararası Executive MBA yapıları, bölgesel entegrasyonun somut birer örneğini sunuyor. Türkiye'nin yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri, Kazakistan, Mısır ve Rusya gibi farklı coğrafyalardan gelen lider adaylarının aynı sınıflarda buluşması, Doğu ile Batı arasında yeni bir yönetim ve yetenek köprüsü inşa ediyor.
Akademik ağlar ve uluslararası network değeri
Modern iş dünyasında bir Executive MBA programının başarısı, yalnızca müfredatın derinliğiyle değil, sunduğu uluslararası iş ağıyla (network) ölçülüyor. Farklı kültürlerden, sektörlerden ve yönetim kademelerinden gelen profesyonellerin aynı çatıda buluşması, sınır ötesi ticaret ve işbirlikleri için de doğal bir kuluçka merkezi işlevi görüyor.
Sorbonne Business School, Georgetown, Boğaziçi ve ODTÜ gibi Doğu ve Batı akademisini temsil eden saygın kurumların akademisyenlerini tek bir modüler yapıda birleştirmek, iş insanlarına çok boyutlu bir vizyon kazandırıyor. İstanbul'un bölgesel bir eğitim ve liderlik merkezi olarak konumlandığı bu yeni tablo; küresel yetenek yönetiminin gelecekte tek bir şehre ya da ülkeye sıkışıp kalmayacağını, aksine dinamik, çok merkezli ve sınır ötesi ağlar üzerinden şekilleneceğini gösteriyor.
30 yıldır teknoloji üzerine yazılar yazmaktadır. Türkiye'nin ilk oyun dergisinin kurucu ekibinde yer almış ve önemli teknoloji dergilerinden birinde muhabirlikten başlayan ve Genel Yayın Yönetmenliğine kadar uzanan uzun bir süreçte teknoloji içerikleri üretmiştir. Ayrıca şu anda yürüttüğü WIRED Türkiye Dijital Direktörlüğünden önce bir başka yayın grubunun Video Projeler ve Teknoloji İçerikleri Yönetmenliğini de üstlenmiştir. Oyun ve geleceğin teknolojileri üzerine özel ilgisi vardır.