Arşivcinin Yeni Mesaisi: Yapay Zekanın Hatalarını Bulmak
Yapay zeka arşivlerde ses kayıtlarını yazıya döküyor, belgeleri sınıflandırıyor ve katalog bilgileri üretiyor. Yeni bir araştırmaya göre bu dönüşüm, çalışanları ortadan kaldırmaktan çok onların görevlerini yeniden düzenliyor.
Görsel: Picture Alliance / gettyimages
Yapay zeka işinizi elinizden alacak mı? Meşhur sorumuz bu kez de arşivcilik konusunda gündemde. Alandaki gelişmelere bakılırsa önce ona yazar adlarını doğru yazdırmak gerekiyor. Bir kurumda belgeler için otomatik katalog kaydı hazırlayan sistem, yazar hanesine belgede geçmeyen isimler yazabiliyordu. Çalışanlar bunun üzerine bir kontrol ekledi: İsim belgede bulunmuyorsa kayıt arşivcinin önüne düşecek. Yazılım fişi hazırlıyor, fişin doğru olup olmadığını insan kontrol ediyor.
Bu örnek, Jinfang Niu’nun Archival Science dergisinde yayımlanan araştırmasından. Niu, Aralık 2025 ile Ocak 2026 arasında, çoğu ABD’de bulunan 12 kurumdan 15 arşivciyle görüştü. Katılımcıların hiçbiri yapay zeka kullanımı nedeniyle işini kaybetmiş bir arşivci bildirmedi. Buna karşılık hemen hepsi, işin yapılış biçiminde değişiklik anlattı.
Arşivde yapay zeka kullanımı, eski belgeleri bir sohbet botuna yükleyip özet istemekten ibaret değil. Kurumlar sözlü tarih görüşmelerini yazıya döküyor, videolardaki konuşmaları ve ekrandaki yazıları çıkarıyor, belgelerin konusunu belirliyor. Kimi sistemler de bir dosyanın başlığını, tarihini ve yazarını katalog için öneriyor. Bunlar, araştırmacının binlerce kayıt arasında aradığı belgeye ulaşmasını sağlayan bilgiler.
Araştırmadaki beş arşivci, sesli ve görüntülü koleksiyonları otomatik araçlar kullanılabilir hale geldikten sonra yazıya dökmeye başladıklarını söyledi. Daha önce bütün kayıtları elle çözmek için yeterli zaman ve personel yoktu. Böylece yapay zeka, mevcut bir görevi hızlandırdığı gibi rafta duran kayıtlar için yeni bir arama yolu da açtı.
Ortaya çıkan metni yayımlamak ayrı bir karar. Görüşülen kurumlardan biri, hatalı olabilecek otomatik çözümleri kullanıcılarına gösterip işe yarayıp yaramadıklarını sordu; aldığı yanıtların ardından metinleri erişime açtı. Başka bir arşiv ise eski radyo yayınlarının otomatik çözümlerini kamuya sunacak kadar güvenilir bulmadı. Metinleri içeride tutup kişisel bilgi veya telif sorunu taşıyabilecek kayıtları aramak için kullandı. Arşivcinin görevi burada yazım hatalarını düzeltmenin ötesine geçiyor: Hangi kaydın hangi haliyle yayımlanacağına da karar veriyor.
Personel tablosu da ‘işler aynen sürüyor’ demeye elvermiyor. Bir kurumda tek tek katalog kaydı hazırlayan çalışan, yapay zekanın ürettiği kayıtları denetlemeye yönlendirildi. Beş görüşmeci, sistemleri kurmak veya işletmek üzere veri ya da yapay zeka mühendisleri işe alındığını aktardı. Bir başka kurumda yazılım özet yazma görevini devraldı; bu işi yapan çalışan emekli olana kadar görevde kaldı, ardından yerine bir veri mühendisi alındı. İşten çıkarma yaşanmadı, fakat boşalan kadronun tanımı değişti.
Türkiye’deki büyük deneme tapu arşivinde
Bu değişimin Türkiye’de izlenebileceği yerlerden biri tapu arşivi. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Tapu Arşivleri Dijital Dönüşüm Projesi kapsamında 973 müdürlüğün arşivini 2027 sonuna kadar dijitalleştirmeyi hedefliyor. Belgeler önce ayıklanıp tanımlanacak ve taranacak. Ardından optik karakter tanıma teknolojisi, yani OCR, taranmış sayfalardaki yazıyı bilgisayarın okuyabileceği metne çevirecek; yapay zeka da metin ve görsellerin sınıflandırılmasına yardım edecek. Kurumun 5 Ağustos 2026 tarihli durum kaydında projenin genel ilerlemesi yüzde 5.
Genel Müdürlük, bu çalışmayla personelin arşiv yükünü azaltıp başka işlemlere yönlendirmeyi amaçlıyor. Bunun çalışanların günlük görevlerinde nasıl sonuç vereceğine dair henüz yayımlanmış bir ölçüm yok. Ancak araştırmadaki yazar adı örneği, tapu gibi büyük bir arşivde neyin izlenmesi gerektiğini gösteriyor: Sistem belgeleri ne hızla sınıflandırıyor, yanlış eşleşmeler nasıl fark ediliyor ve bunları kim düzeltiyor?
Niu’nun araştırması bu sorulara Türkiye adına yanıt vermiyor. Görüşülenlerin çoğu yönetici konumunda, 15 kişiden 10’u ileri teknik becerilere sahip ve örneklemde ticari arşiv çalışanı bulunmuyor. Bulgular, arşivcilikte gelecekte iş kaybı yaşanmayacağının güvencesi olarak okunamaz. Şimdilik gösterdikleri daha somut: Bazı kayıtları makine hazırlıyor, onları kullanılabilir bir arşive dönüştürme sorumluluğu ise çalışanların masasında duruyor.
Antikitenin kadim dillerinden dijitalin kodlarına uzanan disiplinlerarası bir köprüden geçmekte. WIRED Türkiye ile teknolojiyi sorunsallaştırırken, yedi sanatı yanına alarak öğrenmenin ve paylaşmanın peşinden gidiyor. 98 model, Boğaziçili.