Arjantin’de Tartışma: Yapay Zeka Maradona’yı Dünya Kupası Reklamı İçin ‘Diriltti’, Ancak Pek Az Kişi Bundan Memnun
Maradona’nın 2026 Dünya Kupası reklamında kullanılması münferit bir olay değil. Bu durum, yapay zekanın yükselişiyle birlikte ölümden sonra dijital kimliğin korunması hakkına ilişkin etik soruları gündeme getiriyor.
Fotoğraf: Francois Nel / gettyimages
Diego Armando Maradona’nın görüntüsünü ve sesini yeniden yaratan yapay zeka üretimi bir reklam, bir bahis platformunu tanıtmak için kullanıldı ve Arjantin’de büyük bir tartışma başlattı. Reklam, gelişen teknolojiler aracılığıyla hayatını kaybetmiş figürlerin görüntülerinin kullanılmasına dair küresel etik tartışmayı yeniden alevlendirdi.
BetWarrior tarafından 2026 Dünya Kupası yayınları sırasında yayımlanan ve 'Cesur İnsanlar' başlığını taşıyan reklamda Maradona’nın yapay sesi, “Dünya gelip bacaklarımızı kesmek istiyorsa, onlara burada toplarla oynandığını göstereceğiz” diyor. Cesaret, milliyetçilik ve erkekliği çevrim içi bahisle sürekli ilişkilendiren anlatının sonunda, futbolcu 1986 Meksika Dünya Kupası’nda kullanılan Arjantin Milli Takımı formasıyla görünüyor.
Buenos Aires Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yenilik ve Yapay Zeka Laboratuvarı Direktörü Juan Gustavo Corvalán, El País tarafından aktarılan açıklamasında şu soruyu yöneltti: “Miras hakkı sahipleri kullanıma izin verdiğinde, ancak ultra gerçekçi dijital klon bir topluluğu incittiğinde, kolektif bir hafızayı çarpıttığında ya da artık kendini savunamayacak bir kişinin figürünü itibarsızlaştırdığında ne olur?”
Kampanya sosyal medyada büyük bir tepki dalgasına yol açtı. Onlarca kullanıcı reklama itiraz etti ve Arjantin’de kumar bağımlılığı vakalarının arttığı bir dönemde ilanın mesajını 'tehlikeli' olarak nitelendirdi. Ülkede her dört ergenden biri şans oyunlarına katılıyor; buna rağmen bu faaliyet 18 yaşın altındakiler için yasak. Bazı kullanıcılar ise Maradona’ya atfedilen ton ve ifadeleri eleştirdi; futbolcunun hayattayken bu tür faaliyetleri asla desteklemeyeceğini savundu.
2020’de hayatını kaybeden futbolcunun kızları Dalma ve Gianinna Maradona’nın avukatı Fernando Burlando, 'Altın Çocuk'un görüntüsü ve sesinin kullanılmasına tüm ailenin izin verdiğini açıkladı. Ancak eleştiriler dinmedi. İtiraz edenler arasında, hayatını kaybetmiş bir kişinin kimliğinin, artık rıza gösteremeyeceği ve kamusal olarak kendisine hangi mesajların atfedileceğine karar veremeyeceği bir bağlamda kullanılmasını sorunlu bulan hukuk uzmanları da var.
Bu bağlamda Corvalán, hipergerçekçi kopyalar yaratabilen teknolojilerin gelişmesinin, mirasçılar tarafından izin verilmiş olsa bile hayatını kaybetmiş bir kişinin görüntüsü ve sesinin her türlü kullanımının etik açıdan meşru sayılıp sayılamayacağı üzerine düşünmeyi zorunlu kıldığını belirtiyor.
Meksika dahil çeşitli ülkeler, yapay zeka sistemleri aracılığıyla kimliğin kötüye kullanımına karşı insanları hem hayattayken hem de ölümlerinden sonra korumayı amaçlayan düzenlemeleri değerlendiriyor ya da uygulamaya başlıyor. Ancak bu düzenlemelerin büyük bölümü fikri mülkiyet, telif hakkı, görüntü hakkı ya da aile bireylerinin rızası gibi geleneksel kavramlara dayanıyor. Bu hukuki kategoriler hâlâ geçerli olsa da, bir kişiyi dijital olarak yeniden yaratabilen teknolojilerin doğurduğu sorunları tam anlamıyla karşılamıyor.
Arjantin’de ise hayatını kaybetmiş kişilerin dijital temsillerinin yaratılması ve kullanılması konusunda henüz özel bir yasal çerçeve bulunmuyor. Buna rağmen, bir kişinin ölümünden sonra kimliğinin, görüntüsünün ve sesinin kullanımına ilişkin ihtilafları ele almaya imkân veren yasal hükümler mevcut.
Arjantin mevzuatı, hayatını kaybetmiş bir kişinin görüntüsünün ya da portresinin ticarileştirilmesi için belirli aile bireylerinin iznini şart koşuyor. Ayrıca Medeni ve Ticaret Kanunu, görüntü, ses, kimlik ve onur gibi kişiliğe bağlı hakları ölümden sonra da tanıyor ve koruyor.
Yürürlükteki düzenlemeler, görüntü ve sesin herhangi bir araçla kaydedilmesini ve çoğaltılmasını özel olarak ele alıyor. Bir kişinin ölümünden sonra ise belirli kullanımlara izin verme ya da bunları reddetme yetkisini mirasçılarına veya önceden belirlenmiş kişilere bırakıyor.
Bu hükümler, yapay zekanın bir kişiyi yüksek gerçekçilikle dijital olarak yeniden kurabildiği senaryolar için tasarlanmamış olsa da, ölümden sonra bir kişinin görüntüsü, sesi ve kimliğinin kullanımıyla ilgili anlaşmazlıkların çözümü için hukuki bir zemin sunuyor.
Maradona reklamı münferit bir vaka değil. Giderek daha fazla şirket, reklam kampanyaları, eğlence projeleri ya da pazarlama stratejileri için hayatını kaybetmiş ünlülerin yapay olarak yeniden yaratılmasına başvuruyor. Bu pratik, şiddet, ayrımcılık ve adaletsizlik vakalarını görünür kılmak amacıyla yürütülen yargı süreçlerinde ve toplumsal farkındalık kampanyalarında da kullanılmaya başlandı.
Yapay Zeka İnovasyonu ile Etik Arasında
Juan Gustavo Corvalán, mevcut kuralların ağırlıklı olarak malvarlığına ve ekonomik boyutlara ilişkin hakları koruduğunu, ancak artık hayatta olmayan kişinin onuru, kimliği, yaşam çizgisi ve hatırası gibi meseleleri dışarıda bıraktığını belirtiyor. Uzmana göre bunlar, bugün yapay zeka araçlarıyla kolayca değiştirilebilen ya da yeniden yorumlanabilen unsurlar.
Corvalán, “Bu boyut, mirasçıların iradesi tarafından tamamen yutulmamalı. Rıza gerekli bir koşuldur, ancak yeterli değildir. Görüntünün kullanımına izin verir, fakat her türlü kullanıma izin vermez. Yapay zeka çağında bu sınır giderek daha önemli hale gelecek” diyor.
Bu tür girişimlerin artması, ölümden sonra dijital kimliğin korunması hakkı olarak adlandırılan kavrama ilişkin etik soruları gündeme taşıdı. Bu kavram, çoğu düzenleyici çerçevede hâlâ net bir karşılık bulmuş değil ve üretken yapay zekanın yaygınlaşmasıyla birlikte özel bir önem kazanıyor.
Kaygı, bir görüntünün ticari olarak sömürülmesiyle sınırlı değil. Kolektif hafızaların değiştirilmesi, hiç söylenmemiş sözlerin kişilere atfedilmesi ya da ölmüş insanlarla yapay duygusal bağlar kurulması ihtimalini de kapsıyor. Bu nedenle bazı uzmanlar, tartışmanın malvarlığı haklarının ötesine geçmesi ve bu teknolojilerin toplumsal, kültürel ve psikolojik sonuçlarına odaklanması gerektiğini düşünüyor.
Torcuato Di Tella Üniversitesi Yapay Zeka Laboratuvarı’nda Conicet araştırmacısı olan Emmanuel Iarussi, “Bu, telif hakkı ya da görüntü haklarını tartışmaktan daha fazlası. Bu tür teknolojilerin etrafında kimlik, duygusal manipülasyon ve bağımlılık gibi meseleler ortaya çıkabilir. Eğer bu araçlar ticarileşecekse, bunlar üzerine şimdiden düşünmeye başlamalıyız” diyor.
Bu makale ilk olarak WIRED Espanol'da yayınlanmış olup Enver Can Özer tarafından İspanyolcadan çevrilmiştir.
WIRED en Español’un yazarlarından biridir. Universidad Autónoma Metropolitana’dan sosyal iletişim alanında lisans derecesine sahiptir. Gazetecilik meraklısı olan González, tarihi değiştirecek potansiyele sahip trendleri keşfetmeye, anlamaya, analiz etmeye ve paylaşmaya büyük bir tutkuyla bağlıdır. Ayrıca seyahat etmeyi ve dünyanın sırlarını ortaya çıkarmayı çok sever. Merca 2.0 ve Unocero gibi medya kuruluşlarında çalışmıştır.