Yeni Araştırma: Ağlamak Açılmayı Sağlamıyor
Karl Landsteiner Üniversitesi'nden psikoloji profesörü Stefan Stieger ve ekibi, yeni bir araştırmayla "duygusal kaynaklı ağlamanın" etkilerini bilimsel bir süzgeçten geçirdi.
Fotoğraf: Maite Mueller/gettyimages
Halk arasında ağlamak, bazen bir yükten kurtulma veya stresten arınma hissiyle ilişkilendirilir. Ancak ağlamanın duygusal bir faydası olup olmadığına dair bilimsel kanıtlar bugüne kadar epey kısıtlıydı. Karl Landsteiner Üniversitesi'nden psikoloji profesörü Stefan Stieger ve ekibi, yayımlanan yeni araştırmalarıyla "duygusal kaynaklı ağlamanın" etkilerini bilimsel bir süzgeçten geçirdi.
Avusturya ve Almanya'dan 106 yetişkinin katıldığı dört haftalık çalışmada, katılımcılar her ağlama nöbetinden 15, 30 ve 60 dakika sonra ve gün sonunda duygusal durumlarını raporladı.
Kadınlar daha sık ve daha uzun süre ağlıyor
Araştırma, ağlama alışkanlıklarına dair çarpıcı verileri de ortaya koydu. Elde edilen bulgulara göre kadınlar, ayda ortalama 5,8 kez ağlayarak erkeklerden (2,6 kez) neredeyse iki kat daha fazla gözyaşı döküyor.
Sadece sıklık değil, süre açısından da farklar belirgin: Kadınların ağlama nöbetleri ortalama 7,7 dakika sürerken, erkekler bu süreci yaklaşık 3,9 dakikada tamamlıyor.
Ağlamanın nedeni, faydasını belirliyor
Çalışmanın en önemli çıkarımlarından biri, ağlamanın "iyi gelip gelmemesinin" tamamen nedenine bağlı olması. Diğer yandan, araştırmaya göre ağlama nedenleri de cinsiyete göre değişkenlik gösteriyor. Erkekler daha çok çaresizlik hissi veya izledikleri bir film gibi medya içerikleri nedeniyle ağlıyor. Kadınlar ise yalnızlık hissi nedeniyle gözyaşı dökmeye erkeklerden daha yatkın.
Katılımcıların yüzde 87’si dört haftalık süreçte en az bir kez ağlarken, en yaygın tetikleyicinin duygusal içerikli videolar veya filmler olduğu görüldü.
Hemen gelen bir rahatlama yok
Pek çok kişinin inancının aksine, araştırmacılar ağlamanın ardından hemen bir rahatlama geldiğine dair güvenilir bir kanıt bulamadı. Profesör Stieger, yalnızlık veya bunalmışlık hissiyle ağlayanların duygusal durumlarının kötüleştiğini ve bu olumsuz hissin bir süre daha devam ettiğini belirtti.
Ancak bir istisna var: Bir film veya medya içeriği nedeniyle dökülen yaşlar, bir süre sonra negatif duygularda düşüşe neden oluyor. Yani hüzünlü bir film karşısında "şöyle bir ağlamak" gerçekten de duygusal bir boşalım sağlayabiliyor.
Çalışmanın sınırları ve gelecek çalışmalar
Araştırmacılar, çalışmanın bazı kısıtlamaları olduğunu da kabul ediyor. Küçük bir örneklem grubuyla ve kişisel beyanlara dayalı olarak yürütülen çalışmada, ağlamanın rahatlatıcı etkisinin günler sonra ortaya çıkma ihtimali henüz ölçülebilmiş değil.
Ekip, ağlamanın sadece anlık etkisini değil, birkaç gün sonraki yansımalarını inceleyecek daha uzun soluklu araştırmalara ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.
Çağla Üren
DAHA FAZLASI
Ekzoskeletonlarla İnsan 2.0
Tülin Açıkbaş
Türkiye Saç Ekim Endüstrisini Nasıl ‘Hack’ledi?
Levent Daşkıran
Hantavirüs Salgınına Dair Tüm Bilinenler
Çağla Üren
Yorgunluğun sınırlarında, bedenin bittiği ve verilerin başladığı yerde. Antropolog Michael Crawley ile dayanıklılık sporları üzerine bir söyleşi
Federico Vergari