Yaşlanma Belirtilerini Tersine Çeviren Deniz Ürünü
Çin ve ABD'den bilim insanlarının fareler üzerinde gerçekleştirdiği bir çalışma, deniz tulumları olarak bilinen Ascidiacea sınıfındaki deniz canlılarında bol miktarda bulunan bazı yağ moleküllerinin yaşlanmayla ilişkili değişiklikler üzerinde etkili olabileceğine işaret etti.
Fotoğraf: Nick Dolding/gettyimages
Saçların beyazlaması, ciltte kırışıklıkların ortaya çıkması ve hafızanın eskisi kadar güçlü olmaması yaşlanmanın en bilinen belirtileri arasında. Bilim insanları ise uzun süredir bu değişimlerin en azından bir bölümünün yavaşlatılıp yavaşlatılamayacağını, hatta tersine çevrilip çevrilemeyeceğini araştırıyor.
Çin ve ABD'den bilim insanlarının fareler üzerinde gerçekleştirdiği bir çalışma, deniz tulumları olarak bilinen Ascidiacea sınıfındaki deniz canlılarında bol miktarda bulunan bazı yağ moleküllerinin yaşlanmayla ilişkili değişiklikler üzerinde etkili olabileceğine işaret etti.
Xi'an Jiaotong-Liverpool Üniversitesi, Stanford Üniversitesi, Shanghai Jiao Tong Üniversitesi ve Çin Bilimler Akademisi'nden araştırmacıların yer aldığı ekip, yaşlı farelerin beslenmesine plazmalojen adı verilen bileşikleri ekledi. Deneylerde farelerin öğrenme ve hafıza performansının iyileştiği, beyinlerindeki bazı yaşlanma belirtilerinin azaldığı görüldü. Araştırmacılar ayrıca hayvanların tüylerinde de dikkat çekici değişiklikler gözlemledi.
Plazmalojen nedir?
Plazmalojenler, hücre zarlarının önemli bileşenlerinden olan bir lipit, yani yağ molekülü türü. İnsan vücudunda doğal olarak bulunuyor ve özellikle beyin, kalp ve bağışıklık sistemi hücrelerinde yüksek miktarlarda yer alıyor. Ancak plazmalojen seviyeleri yaş ilerledikçe düşme eğilimi gösteriyor. Alzheimer ve Parkinson dahil bazı nörodejeneratif hastalıklarda da düşük plazmalojen seviyeleri gözlemleniyor.
Bu bağlantı, bilim insanlarını plazmalojen seviyelerini yükseltmenin beynin yaşlanmayla ilişkili değişimlerine karşı koruyucu olup olamayacağını araştırmaya yöneltti. Plazmalojen bakımından zengin kaynaklardan biri ise deniz tulumları. Bu deniz canlıları özellikle Güney Kore ve Japonya gibi bazı Asya ülkelerinde çiğ olarak da tüketiliyor.
Araştırmacılar yaşlı farelerin beslenmesine plazmalojen ekleyerek hem davranışlarında hem de vücutlarında meydana gelen değişiklikleri inceledi.
Yaşlı farelerin hafızası iyileşti
Farelerin öğrenme ve hafıza becerilerini değerlendirmek için "Morris su labirenti" adı verilen yaygın bir deney kullanıldı. Bu deneyde fareler, içerisinde suyun altında gizlenmiş bir platform bulunan havuza bırakılıyor. Hayvanlar birkaç günlük eğitim boyunca platformun yerini öğreniyor. Genç fareler platformun konumunu genellikle hatırlayarak hızla ona doğru yüzerken yaşlı farelerin platformu bulması daha uzun sürebiliyor.
Beş günlük eğitimin ardından plazmalojen verilen yaşlı farelerin performansının genç hayvanlarınkine yaklaştığı görüldü. Takviye alan yaşlı fareler, almayan yaşlı farelere kıyasla gizli platforma önemli ölçüde daha hızlı ulaştı.
Araştırmacılar daha sonra bu değişimin arkasında ne olduğunu anlamak için hayvanların beyinlerini inceledi.
Plazmalojen verilen farelerin beyinlerinde daha fazla sinaps bulunduğu ve bu sinapsların takviye almayan yaşlı farelerdekilere kıyasla daha iyi durumda olduğu tespit edildi. Sinapslar, sinir hücrelerinin birbirleriyle iletişim kurmasını sağlayan bağlantı noktaları. Öğrenme ve hafızanın yanı sıra beynin çok sayıda işlevinde kritik rol oynuyorlar.
Beyindeki bağlantılar yeniden güçlenmiş olabilir
Genç beyinlerde sinapslar oldukça değişken ve yeni bağlantılar kurmaya yatkın. "Sinirsel plastisite" olarak bilinen bu özellik, beynin yeni bilgiler öğrenebilmesinin temel mekanizmalarından biri. Yaş ilerledikçe ise sinapsların sayısı ve etkinliği azalabiliyor. Benzer bozulmalar nörodejeneratif hastalıklarda da görülüyor ve bilişsel gerilemeye katkıda bulunabiliyor.
Deneyde plazmalojen verilen yaşlı farelerin, normal beslenen yaşlı farelere göre yeni sinir bağlantıları oluşturma ve yeni görevleri öğrenme konusunda daha başarılı olduğu görüldü. Bir diğer önemli bulgu ise beyindeki inflamasyonun azalmasıydı.
İnflamasyon bağışıklık sisteminin normal tepkilerinden biri olsa da beyinde uzun süreli ve aşırı inflamasyon sinir hücrelerine zarar verebiliyor ve sinapslar arasındaki iletişimi bozabiliyor. Kronik nöroinflamasyon aynı zamanda çeşitli nörodejeneratif hastalıklarla ilişkilendiriliyor.
Araştırmacılara göre plazmalojen verilen farelerde inflamasyonun azalması, öğrenme ve hafıza testlerindeki iyileşmenin nedenlerinden biri olabilir.
Farelerin siyah tüyleri yeniden çıktı
Araştırmada yalnızca beyinde değişiklikler gözlenmedi. Çalışmanın sorumlu yazarı Profesör Lei Fu, plazmalojen verilen yaşlı farelerin tüylerinde de dikkat çekici bir değişim meydana geldiğini söyledi.
Araştırmacıya göre plazmalojen verilen yaşlı farelerde, takviye almayan farelere kıyasla daha kalın ve parlak yeni siyah tüyler de çıktı.
Etki nasıl ortaya çıkıyor?
Plazmalojenlerin bu değişiklikleri tam olarak hangi mekanizmayla meydana getirdiği henüz bilinmiyor. Ancak araştırmacıların birkaç olası açıklaması var.
Fu'ya göre plazmalojenler, beyindeki nöronların ve sinapsların büyümesine ve gelişmesine yardımcı olan moleküllerin miktarını önemli ölçüde artırıyor. Bu durum plazmalojenlerin sinir hücrelerinin ve bağlantılarının yenilenmesini destekleyebileceğine işaret ediyor.
Bir diğer ihtimal ise plazmalojenlerin sinapsların fiziksel yapısını doğrudan etkilemesi. Araştırmacılar bu moleküllerin sinaptik zarların akışkanlığını ve esnekliğini artırarak sinir hücreleri arasındaki sinyal iletimini etkileyebileceğini düşünüyor.
Bağırsak-beyin ekseni de rol oynuyor olabilir
Olası açıklamalar yalnızca beyindeki doğrudan etkilerle sınırlı değil. Araştırmacılar bağırsak mikrobiyomunun da süreçte rol oynayabileceğini düşünüyor. Fu, bazı çalışmaların besinlerle alınan plazmalojenlerin bağırsaklardaki mikroorganizmaları etkilediğini gösterdiğine dikkat çekti.
Bağırsaklarda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın oluşturduğu mikrobiyomun bağışıklık sinyalleri, metabolizma ve farklı biyolojik mekanizmalar üzerinden beyni etkileyebildiği biliniyor. Beyin ile bağırsaklar arasındaki bu çift yönlü iletişim "bağırsak-beyin ekseni" olarak adlandırılıyor.
Araştırmacılar plazmalojenlerin mikrobiyomu değiştirmesinin de farelerde gözlenen hafıza ve öğrenme iyileşmelerine katkıda bulunabileceğini değerlendiriyor.
İnsanlarda yaşlanmayı tersine çevirdiği henüz söylenemez
Fu, bulguların plazmalojen takviyelerinin nörodejenerasyonu yavaşlatmak ve sinir sisteminin yenilenmesini desteklemek için potansiyel bir yaklaşım olabileceğini söyledi. Araştırmacı kendisinin de her gün plazmalojen takviyesi kullandığını belirtti. Ancak çalışmanın sonuçlarının fare deneylerine dayandığını vurgulamak gerekiyor.
Farelerde görülen iyileşmeler, deniz tulumu tüketmenin veya plazmalojen takviyesi almanın insanlarda yaşlanmayı ya da bilişsel gerilemeyi tersine çevireceği anlamına gelmiyor. Bunun anlaşılabilmesi için insanlarda yapılacak kontrollü klinik araştırmalara ihtiyaç var. Ayrıca hangi dozların etkili olabileceğinin ve uzun süreli plazmalojen kullanımının güvenli olup olmadığının da belirlenmesi gerekiyor.
Yine de çalışma, yenilebilir bir deniz canlısında yüksek miktarda bulunan moleküllerin beynin yaşlanma sürecini nasıl etkileyebileceğine dair yeni bir araştırma alanı açıyor. Bulgular, yaşlanan beyindeki bazı değişikliklerin gelecekte ne ölçüde önlenebileceği veya geri döndürülebileceği sorusuna yönelik yeni ipuçları sunuyor.
Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.