Samet Kelebek
Dijital Kültür
29 Nisan 2026 12:00

Türkiye’nin İlk Dijital Miras Davası: Eşini Yapay Zeka İle ‘Geri Getirmek' İstedi

Türkiye’nin ilk dijital miras davasını açan M. T., yapay zeka ile eşini ‘geri getirmeyi’ planlasa da onun anılarını ruhsuz bir teknolojiye hapsetmek istemedi. Dijital varlıklar, sadece bir miras mı, yoksa kişilerin yansıması mı?

Türkiye’nin İlk Dijital Miras Davası: Eşini Yapay Zeka İle ‘Geri Getirmek' İstedi

Wesley Tingey, Jakob Owens, Marjan Blan/Unsplash, Edited: MK

Ölümünüzü siz duyurmak ister miydiniz? Bu sözler 12 Mart 2026’da kendi ölümünü duyuran duayen reklamcı Behçet Alinur Velidedeoğlu’nun: “Değerli dostlarım… Bugün akşamüstü aranızdan ayrıldım. Hayatıma kattığınız tüm renkler ve güzel anılar için hepinize yürekten teşekkür ediyorum.” Birini aradığınızda ulaşamadığınızı düşünün, çarpı tuşuyla kapatma veya mesaj seçeneği oluyor değil mi? Velidedeoğlu da ‘Unavailable’ yani ‘uygun değil’ ibaresini yazısının üstüne, fotoğrafının altına eklerken WhatsApp’ın koyu temasını son duyurusunda kullanmış. Arka fonda ise hepimizin en az bir kere duyduğu Frank Sinatra’nın ‘Fly Me To The Moon’ yani ‘Beni Ay’a Götür’ çalıyor. Bir nevi büyük reklamcının son reklamı…


Gerçek hayatta varlığımız kanıtlanmışken, dijital dünyada da hemen her saniye bir iz bırakıyoruz. Zamanı gelip gerçek dünyadan gittiğimizde neredeyse hiç var olmamış gibi kayboluyoruz. Ancak dijital dünyada ‘isteyenler için’ sonsuza kadar yaşamak mümkün.


Yüzyıllardır miras, toprak ve altın gibi somut mülklere dayanırken, 21’inci yüzyılda her paylaşım, yorum ve internete giriş-çıkış, bir varlık niteliği taşıyor.


Dijital mirası yalnızca sosyal medya hesapları olarak düşünmeyin. Bu mirasa finansal varlıklar, fikri mülkiyet ve içerikler, kişisel veriler, anılar ve sosyal kimlikler de dahil. Borsada tuttuğunuz varlıklar, NFT’ler, oyun içi varlıklarınız ve hesaplarınız, yayınlanmış içerikleriniz, dijital sanat eserleriniz, bloglar ve domain isimleriniz şeklinde liste uzayıp gidiyor.


Anıları özgürleştirmek

Türkiye, dijital miras konusu ile ilk kez 2020’de yaşanan bir trafik kazasının ardından karşılaştı. Kaybettiği eşinin anılarına ulaşmak isteyen M. T., bir dava açtı. Türkiye’nin ilk dijital miras davasını açan ve kazanan Av. Yusuf Enes Arslan, WIRED Türkiye’ye detayları anlattı: “Müvekkilim eşinin telefonundaki fotoğraflara ulaşarak anılarını yaşatmak istiyordu; ancak Apple, mahkeme kararı olmadan erişim veremeyeceğini belirtti. Yerel mahkemenin kararı, özel hayatın gizliliği gerekçesiyle reddetmesi üzerine, konuyu bir üst mahkemeye taşıdık.”


2020’de açılan davada Antalya Bölge Mahkemesi (BAM), gerekçeyi kabul ederek bir milada imza attı. Bu sayede artık ‘hesaba erişim engeli’ ve ‘dijital malvarlığı hakkı’ davalarında daha hızlı bir sonuçlar alınıyor.


Arslan, mahkeme kararı olmasına rağmen teknoloji devlerinin genellikle ABD (Kaliforniya) hukukunu ve kendi kullanım koşullarını dayatarak, hesapların devredilemez olduğunu savunduğunu belirtirken, kararın kesinleşmesi, tercümesi ve uluslararası tebligat süreçleri de aylar sürebiliyor.


WIRED Türkiye’ye özel bir açıklama yapan davacı M.T.’, amacının ‘bir yolunu bulup, eşini geri getirmek, bunun için yapay zeka ve hologram teknolojisiyle anne hatırası yaratmak’ olduğunu söyledi. Ancak bir süre sonra bu fikrinden vazgeçtiğini belirtti: “Veriye erişim hakkı, o veriyi kontrolsüzce kullanma zorunluluğu getirmez; aksine size o veriyi koruma sorumluluğu yükler. Gördüm ki; AI bugün bir insanın 'sesini' kopyalayabiliyor ama 'ruhunu' ve 'bağlamını' kopyalayamıyor. Oğlumun annesinin bir 'karikatürünü' sunmanın, ona faydadan çok zarar vereceğini, yas sürecini çarpıtacağını fark ettim. Kısacası; o davayı anıları özgürleştirmek için kazandım, onları birer yapay zekaya hapsetmemek için de kullanmama kararı aldım. Bu bir geri adım değil, verinin gücünü ve tehlikesini bilen bir uzmanın, oğlu için aldığı bilinçli bir güvenlik önlemi.”


Verilerin alınmasıyla arşiv oluşturan yazılımcı baba, çocukların ‘teknolojik bir simülasyon’dan ziyade ‘gerçek ve değiştirilmemiş’ anılarla büyümesini istiyor.


Emsal karardan yasa çıkmadı!

Karar üzerinden henüz bir yasa çıkmadı ve bu tarz davalar hala mahkeme kararlarıyla yürütülüyor. Burada akla şöyle bir soru da gelmiyor değil: Mirasçının, miras bırakanın özel hayatına bu denli müdahalesi, ‘ölen kişinin gizliliği ihlali’ne neden olabilir mi? Dijital mirasın bir sınırı var mı? Belki de dijital miras, bir 'ganimet’e dönüşmemeli.


Av. Yusuf Enes Arslan, ‘Kademeli Erişim ve Ayrıştırma’ modelini sunuyor. Bu modelde, mahkemeler tarafından davalara blokzincir ve veri güvenliği konusunda uzman bilirkişiler atanması öneriliyor. Uzmanların miras kalan hesapları incelemesi, ticari/ekonomik değeri olan verileri kişisel verilerden ayıklayarak filtreleyip, mirasçıya teslim etmesi amaçlanıyor.


Hukukçular, Türk Medeni Kanunu’ndaki ‘Zilyetlik ve Mülkiyet’ bölümlerine dijital varlıkları tanımlayan ek maddelerin gelmesini bekliyor. Bu düzenlemeyle sosyal medya hesapları ve kripto varlıklar gibi maddiyat oluşturan konularda ayrım yapılabilecek.


Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), genellikle yaşayan bireylere odaklanıyor. Bu durumda ölüm sonrası veri gizliliği ve dijital varlık olarak geçen kişisel yazışmaların gizliliği için net bir karar da yok. Gelecekte kişinin ölmeden önce verilerin tamamen kaldırılması veya belirli kişiler tarafından görülmesine yönelik ‘dijital rıza beyanları’ uygulanacak.


Geleceğe dair öngörüler

Önümüzdeki dönemde Türkiye, Avrupa Birliği’nin ‘Dijital Hizmetler Yasası’ benzeri bir yasal düzenleme ile bu konuda platformların teknik konularda değişikliğe gitmesini sağlayabilir.


Gelecekte mirasın sadece insandan insana değil, kişinin tüm anılarının yüklendiği bir ‘Kişisel Yapay Zeka Ajanı’na devredilmesi tartışılabilir.


Dijital miras, bir mülkiyet meselesinden ziyade verilerle oluşturulan bir kimliğin ölüm sonrası mirasçıya nasıl ve ne kadarının ulaşacağıyla alakalı… Belki de biyolojik ölümünüz bir son değil, lisans şartlarınızın değişikliğidir.

dijital miras

Kendi kurduğu sitelerde finans ve teknoloji içerikleriyle başladığı sektöre WIRED Türkiye editörü olarak devam ediyor. Her şeyi deneyen, vazgeçmeyen girişimci ruh. 4 yıl deneyimli editör. Teknoloji ve bir o kadar da finans meraklısı.

Samet Kelebek

DAHA FAZLASI

Harmoni Arayışı

Teknolojinin baş döndürücü hızı zaman algısını yerle bir ederken, ‘an’da olmanın keyfini özleyenler analog yaşam ile yeniden bağlantı kurmaya çalışıyor

Samet Kelebek

‘Emergent Gameplay’ Nedir ve Neden Video Oyun Tasarımını Değiştiriyor?

Bu sadece hareket özgürlüğüyle ilgili değil: Her oyunu farklı kılan bir belirsizlik düzeyi ortaya koyuyor ve oyuncu ile oyun arasındaki ilişkiyi kökten değiştiriyor.

Silvio Mazzitelli

Satoshi’yi Buldunuz mu? Kanıtları Görelim

Pulitzer ödüllü bir muhabirinki de dahil iki yeni proje, Bitcoin’in yaratıcısına dair gizemi çözdüğünü iddia ediyor. Peki av neden hala sürüyor?

Steven Levy

Sessizliğin Dili, Yapay Zeka ile Canlanıyor

İşitme ve konuşma yetisine sahip olmayan bireylerin karşılaştığı en büyük zorluk iletişim. Yapay zeka tabanlı ‘SIGN’ adındaki girişim ise işitme ve konuşma dezavantajlı bireyler için 12 dilde iletişim sağlayabiliyor

Samet Kelebek