Tarihi Keşif: Samanyolu'nun Merkezindeki Kara Deliğin Yakınında Şeker Bulundu, Yaşamın Kökenine Dair Gizem Daha da Derinleşiyor
Astronomi tarihinde ilk kez, yıldızlararası ortamda, binlerce ışık yılı uzaklıkta bir monosakkarit olan eritrülozun izleri tespit edildi.
Görsel: Graham Holtshausen / gettyimages
Astronomlar, tarihte ilk kez yıldızlararası uzaydaki gaz bulutları arasında süzülen bir şekeri tespit etti. Bu şekerin adı eritrüloz. Dört karbon atomuna sahip olan bu molekül, Dünya'da bazı meyvelerde doğal olarak bulunuyor. Galaksinin merkezinde, 26.000 ışık yılı uzaklıkta varlığının doğrulanması, gezegenimizde yaşamın kökenine ilişkin gizemi daha da derinleştiriyor.
Çalışma bugün Nature Astronomy dergisinde yayımlandı. İspanyol araştırmacı Izaskun Jiménez Serra liderliğindeki ekip, molekülün dönüşü sırasında ürettiği mikrodalga frekanslarındaki izleri belirlemek için İspanya'nın Guadalajara ilindeki Yebes ve Sierra Nevada'daki Pico Veleta radyo teleskoplarından elde edilen verileri analiz etti.
Neden binlerce ışık yılı uzaklıktaki bir bulutta şeker bulunması önemli?
Bu moleküller yaşam için temel öneme sahip. Hücreleri besliyor ve RNA ile DNA'nın yapısının bir parçasını oluşturuyorlar. Ancak bilim insanları, ilkel Dünya'da bu moleküllerin yeterli miktarda nasıl biriktiğini hâlâ bilmiyor. Olasılıklardan biri, bunların bir kısmının Dünya'da değil uzayda oluştuğu ve göktaşları tarafından gezegenimize taşındığı yönünde.
Bazı şekerlerin uzaydan gelmiş olabileceği fikri, Aralık 2025'te güç kazandı. O dönemde bilim insanları, Bennu asteroidinde riboz ve diğer monosakkaritlerin bulunduğunu doğrulamıştı. Riboz, RNA'nın temel şekerlerinden biri. Şimdi ise ketoz ailesine ait başka bir şeker türü ilk kez Dünya'dan yaklaşık 26.000 ışık yılı uzaklıktaki G+0.693−0.027 moleküler bulutunda tespit edildi.
Araştırmacılar bu bulutu rastgele seçmedi. G+0.693−0.027, Samanyolu'ndaki molekül bakımından en zengin bölgelerden biri olarak kabul ediliyor. Galaksinin merkezindeki süper kütleli kara deliğin yakınında bulunan bu bölgede, başka bir bulutla yaşanan çarpışmaların adeta bir kimyasal fabrika oluşturduğu düşünülüyor. Daha önce burada alkoller, aldehitler, üre, etanolamin, hidroksilamin ve onlarca karmaşık organik molekül tespit edilmişti. Şimdi ise listeye yeni bir kayıt eklendi: ilk yıldızlararası şeker.
Çalışmada yer almayan Vigo Üniversitesi profesörlerinden Jesús R. Flores, Science Media Centre España'ya yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Göktaşları ve asteroitlerde, bazı monosakkaritler de dahil olmak üzere çok sayıda prebiyotik organik molekülün bulunduğu biliniyor, ancak bunların kökeni net değil. En açık olasılıklardan biri, bunların başlangıçta yıldızlararası ortamda oluşmasıdır. Ancak bugüne kadar burada gerçek bir sakkarit tespit edilmemişti. Dört karbon atomuna sahip bir ketomonosakkarit olan eritrüloz, bu ortamda tespit edilen ilk örnek."
Keşfin gösterdikleri ve göstermedikleri
Bilim insanları, uzaydaki karmaşık moleküllerin doğrulanmasını önemli bir ilerleme olarak değerlendiriyor. Ancak genellikle önemli bir uyarıda da bulunuyorlar. Uzayda şeker bulunması, dünya dışı yaşamın kanıtı değil ve Dünya'da yaşamın ya da RNA'nın kökenini açıklamıyor. Giderek artan sayıda çalışma, prebiyotik kimyayla ilişkilendirilen kimyasal bileşenlerin uzayda da bulunabileceğini gösteriyor. Bu çalışma ise ilk kez bir monosakkaritin yıldızlararası koşullar altında sentezlenebildiğini ortaya koyuyor.
Astrobiyolog ve Alcalá Üniversitesi Biyokimya Profesörü César Menor Salván, çalışmayı Science Media Centre España için değerlendirdi. Ona göre araştırma olağanüstü bir teknik başarı ve uzay kimyası hakkında değerli bilgiler sunuyor. Ancak asıl risk, bulguların yorumlanış biçiminde ortaya çıkıyor.
"Çalışma, yanlış anlaşılabilecek bazı çıkarımlar ortaya koyuyor: Eritrüloz tespit edildi, öyleyse ilk nükleik asitler için gerekli ham madde de vardı mı? Hayır. Çalışmanın gösterdiği tek şey, uzaydaki bir moleküler bulutta eritrüloz bulunduğudur. Bu, molekülün Dünya'ya ya da yaşamın ortaya çıkabileceği başka bir yere ulaştığını göstermez; bu yolculuktan sağ çıktığını göstermez; anlamlı yoğunluklara ulaştığını göstermez; prebiyotik sentezlerde rol oynadığını da göstermez."
"Ortaya çıkabilecek ikinci yanlış çıkarım şu olabilir: Eritrüloz tetrozlara izomerleşiyor, öyleyse RNA'ya alternatif bir molekül olan TNA'ya yol açabilir. Bu, en az beş deneysel adımı eksik olan çok uzun bir çıkarım zinciridir. Üçüncü yanlış çıkarım ise şu: Bennu'da şekerler bulundu, öyleyse yıldızlararası şekerler Dünya'ya bozulmadan ulaşıyor. Hayır. Bennu yalnızca son durumda şekerlerin var olduğunu gösteriyor. Bunların nerede sentezlendiğini göstermiyor. Aslında yalnızca bulmacanın bir parçasını ekliyor. Yıldızlararası eritrülozun varlığı, yalnızca bu moleküllerin bu ortamda oluşabildiğini gösteriyor; Dünya'nın ilk dönemindeki şekerlerin bu yolla geldiğini değil."
Bu yazı ilk olarak WIRED Espanol'da yayınlanmış ve Samet Kelebek tarafından İspanyolca'dan çevrilmiştir.
WIRED en Español’un yazarlarından biridir. Teknoloji, siber güvenlik ve sosyal medyaya uygulanan yasalar alanlarında uzmanlaşmıştır. Son 10 yıldır çeşitli dijital medya kuruluşlarında çalışmaktadır. Geek kültürü, astronomi ve yeni iletişim teknolojilerinin geliştirilmesi konularına büyük ilgi duymaktadır