Çağla Üren
Siber Güvenlik
17 Ağustos 2026 12:26

Taciz, Veri Aktarımı ve Yüz Tanıma: Akıllı Gözlükler Ne Kadar İleri Gidebilir?

Mesele yalnızca gözlüğü takan kişinin ne kadar güvende olduğu değil, gözlüğü hiç satın almamış kişilerin görüntülerinin, seslerinin ve hatta kimlik bilgilerinin de nasıl toplandığı.

Taciz, Veri Aktarımı ve Yüz Tanıma: Akıllı Gözlükler Ne Kadar İleri Gidebilir?

Fotoğraf: urbazon/gettyimages

Yapay zekanın gözlüklere kadar girmesi, teknoloji dünyasında yeni bir karşı hareketi de beraberinde getiriyor. Gizlilik odaklı arama motoru DuckDuckGo, Meta'nın kameralı ve yapay zeka destekli akıllı gözlüklerinin yol açtığı mahremiyet tartışmalarını hatırlatan sıra dışı bir ürün çıkardı: İçinde hiçbir elektronik bileşen bulunmayan sıradan bir güneş gözlüğü.


DuckDuckGo, güneş gözlüğü üreticisi Knockaround ile işbirliği yaparak piyasaya sürdüğü ürünü 'dünyanın en yenilikçi gözetleme karşıtı güneş gözlüğü' diye tanıtıyor. Ürünün resmi adı ise teknoloji sektörüne yönelik eleştiriyi gizlemiyor: 'Normal F*ing Sunglasses'**, yani kabaca 'Normal Lanet Olası Güneş Gözlüğü.'


Knockaround, ürünü tanıtırken “Kamera yok, mikrofon yok, yapay zekâ yok, pil yok, hiçbir tür elektronik yok” ifadelerini kullandı. Mat siyah renkteki güneş gözlüğünün üzerinde yalnızca küçük bir DuckDuckGo logosu var. Şirketin ifadesiyle gözlük, güneşi engellemek için tasarlandı ve “buluta hiçbir zaman veri göndermiyor.”


Meta'nın gözlükleri neden tartışılıyor?

DuckDuckGo'nun kampanyasının hedefinde, Meta'nın Ray-Ban ortaklığıyla geliştirdiği kameralı akıllı gözlüklerin yarattığı mahremiyet tartışmaları var. Meta'nın gözlükleri üzerindeki kameralar kullanıcıların çevrelerini fotoğraflamasına ve video kaydetmesine olanak tanıyor. Ancak kameraların geleneksel telefon veya fotoğraf makinelerine kıyasla çok daha az fark edilmesi, karşıdaki kişinin kaydedildiğini anlamasının zorlaşabileceği yönünde eleştirilere yol açtı.


Bazı kullanıcıların gözlükleri kamusal alanlarda yabancı insanları gizlice görüntülemek ve rahatsız edici içerikler üretmek amacıyla kullandığına ilişkin iddialar da sosyal medyada tepki çekti.


Üstelik tepkilerin, cihazları normal amaçlarla kullanan kişileri de etkilediği de düşünülüyor. Bazı kullanıcılar, çevrelerindeki insanların kendilerini gizlice kaydediliyor sanmasından endişe ettikleri için gözlüklerini kamusal alanlarda takmaktan çekindiklerini belirtiyor. Meta ise ürünlerinin kötüye kullanımını önlemek için çeşitli önlemler almaya çalışıyor.


The Onion da kampanyaya katıldı

DuckDuckGo'nun pazarlama kampanyasına hiciv sitesi The Onion da dahil oldu. Site, tamamen sıradan olan gözlük için hayali kullanıcı yorumları hazırladı.


Instagram'da paylaşılan kurgusal yorumlardan birinde gözlüğe “10 üzerinden 0” verilerek “Sapıklar için kullanışsız” dendi.


Akıllı gözlükleri telefondan farklı kılan ne?

Akıllı gözlükler birkaç yıl önce ilk tasarlandıklarında daha çok “telefonun yerini alacak bir sonraki cihaz” olarak niteleniyordu. Bugünse tartışmanın odağı belirgin biçimde değişti: Mesele artık yalnızca gözlüğü takan kişinin ne kadar güvende olduğu değil, gözlüğü hiç satın almamış kişilerin görüntülerinin, seslerinin ve hatta kimlik bilgilerinin de nasıl toplandığı.


Birinin telefonunu size doğrultması genellikle kayıt yapıldığına dair güçlü bir işaret olarak yorumlanır. Akıllı gözlüklerdeyse kamera çerçevenin içine yerleştirilmiş durumda ve cihaz sıradan bir güneş gözlüğüne oldukça benziyor. Öte yandan, Ray-Ban Meta modellerinde kayıt sırasında yanan beyaz bir LED var; Meta bunu çevredekilere kayıt yapıldığını bildiren temel güvenlik önlemlerinden biri olarak gösteriyor. Şirket ayrıca LED'in kapatılması veya devre dışı bırakılması halinde kameranın da devre dışı kalmasını sağlayan önlemler geliştirdiğini söylüyor.


Ancak bu kayıt ışığı epey küçük ve insanların bu ışığın ne anlama geldiğini bilmesi gerekiyor. Ayrıca kullanıcıların LED'i gizlemeye veya fiziksel olarak devre dışı bırakmaya yönelik yöntemleri internette paylaşması da bu önlemin ne kadar yeterli olduğu konusunda tartışma yaratıyor.


Tartışmayı büyüten en önemli gelişmelerden biri de akıllı gözlüklerle kadınların habersiz biçimde kaydedildiği videoların TikTok, Instagram ve diğer platformlarda yayılmasıydı.


Almanya kamu yayıncısı SWR'nin bir araştırması, bikiniyle göl kenarında otururken kendisine yaklaşan bir erkekle yaptığı konuşmanın akıllı gözlükle gizlice kaydedildiğini daha sonra öğrenen bir kadının durumunu gündeme getirmişti. Video TikTok'ta yayılmış ve kadının bedeni hakkında çok sayıda yorum yapılmıştı.


Temmuz sonunda Instagram Başkanı Adam Mosseri, insanların taciz edildiği bu tür gizli çekim içeriklerinin kaldırılacağını açıklamıştı.


Kaydedilen görüntüler nereye gidiyor?

Akıllı gözlüklerle ilgili en önemli mahremiyet tartışmalarından biri de çekilen görüntülerin nereye gittiğiyle ilgili. Tartışma şubat ayında İsveç medyasında yayımlanan bir araştırmayla başladı. Buna göre, Meta'nın yapay zeka sistemlerini geliştirmek için kullandığı bazı Ray-Ban Meta görüntüleri, Kenya'daki veri etiketleme çalışanlarının önüne gidiyordu. Bu görüntüler kullanıcıların banka bilgileri, çıplak halleri, cinsel anlar ve son derece özel durumları da içeriyordu.


Söz konusu iddialar Avrupa Parlamentosu'na kadar taşındı. Mart 2026'da Avrupa Parlamentosu'nda verilen yazılı soru önergesinde bu iddialar gündeme getirildi ve milletvekilleri bunun Genel Veri Koruma Yönetmeliği'ne aykırılığını sorguladı.


Meta'nın kendi açıklamaları da gözlüğün yapay zeka özelliklerinin tamamen cihaz üzerinde çalışmadığını gösteriyor. Ray-Ban'ın resmi sayfasına göre Meta AI'ya “Baktığım şey nedir?” türünde bir soru yöneltildiğinde görüntü Meta'nın bulut sistemlerine gönderiliyor. Şirket, yapay zeka tarafından işlenen fotoğrafların ürün geliştirme ve yapay zeka eğitimi için kullanılabileceğini ve eğitim sürecinde insan çalışanlardan yararlanılabileceğini belirtiyor.


Meta 2025'te Ray-Ban gözlüklerinin yapay zeka özelliklerine ilişkin bazı veri politikalarını değiştirmişti. Bu kapsamda yapay zeka kullanılırken alınan ses kayıtlarının ürün geliştirme amacıyla saklanabilmesine karar verilmişti. Ayrıca, kullanıcıların ses kayıtlarının saklanmasını tamamen kapatma seçeneği kaldırıldığı ortaya çıkmıştı. Yine de kayıtları sonradan manuel olarak silmek mümkündü.


Ancak burada önemli bir nüans var: Meta gözlükleri sürekli olarak çevredeki her şeyi kaydedip Meta'ya göndermiyor. Fakat kullanıcı yapay zeka özelliklerini devreye soktuğunda kamera ve mikrofon verilerinin buluta gönderilmesi mümkün.


Yüz tanıma eklenirse ne olacak?

Akıllı gözlüklerle ilgili en ürkütücü senaryolardan biri de gelecekte yüz tanıma özelliğine kavuşma riski. 2024'te Harvard öğrencileri AnhPhu Nguyen ve Caine Ardayfio bu riske dikkat çekmek için Meta gözlüklerini yüz tanıma ve internetteki açık kaynaklarla birleştirerek “I-XRAY” adını verdikleri deneysel bir sistem geliştirmişti.


Sistem karşıdaki kişinin yüzünü görüntüleyip yüz tanıma servisleri, internet aramaları ve veri kaynakları üzerinden kişinin adı, telefon numarası, adresi ve yakınlarına ilişkin bilgileri bulabiliyordu. Deney sonucunda gözlüğün adeta taşınabilir bir kimlik tespit cihazına dönüştüğü görülmüştü.


Diğer senaryolar neler?

Kimlik tanımanın yanı sıra, yeni nesil araştırmalar, çevreyi sürekli algılayan yapay gözlüklerinin mümkün olduğunu gösteriyor. Örneğin bu yıl yayımlanan VisionClaw araştırması, Meta gözlükleri üzerinden çevresini sürekli algılayabilen ve gördüklerine dayanarak görev başlatabilen yapay zeka ajanlarının teknik olarak nasıl çalışabileceğini göstermişti.


Öte yandan tüm araştırmalar olumsuz değil. Bazı araştırmacılar görüntü ve ses işlemenin buluta gönderilmeden, kullanıcının cihazında veya telefonunda yerel olarak yapılabileceği mimariler üzerinde çalışıyor. Bu yaklaşım, çevredeki insanların görüntülerinin merkezi sunuculara aktarılmasını önemli ölçüde azaltabilir.


Akıllı gözlüklerin faydalı olduğu alanlar neler?

Diğer yandan, akıllı gözlükler özellikle görme engelli ve az gören kişiler için son derece önemli bir yardımcı teknoloji. Kamera çevredeki nesneleri tanımlayabiliyor, tabelaları veya metinleri okuyabiliyor, kullanıcının bulunduğu ortamı tarif edebiliyor. Örneğin, Be My Eyes gibi sistemlerle birlikte kullanıldığında görme engelli kişilerin çevrelerini daha rahat anlamasına yardımcı olabiliyor. 

Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.

Çağla Üren

DAHA FAZLASI

Ters Arama Hizmeti, Milyonlarca Kişinin Yüz Fotoğrafını Açığa Çıkardı

Kişi arama aracı ClarityCheck, tersine görsel arama hizmetinin ‘gizli ve güvenli’ olduğunu belirtiyor ancak 9 milyondan fazla görsel dosyası içeren bir veritabanını açıkta bıraktı.
Matt Burgess

Robot Süpürgeler, Evinizdeki Casuslar mı?

ABD'nin ‘robot süpürge yasağı’, medyada geniş yankı buldu. Peki robot süpürgeleri bu denli ‘tehlikeli’ kılan şey ne olabilir?
Çağla Üren

Hassas Bilgiler Sürekli Olarak 'Cevap Yok' E-postalarına Giriyor. Bu Adam Hepsini Görüyor

İki güvenlik araştırmacısı, noreply.net ve deleteduser.com gibi ucuz alan adları satın aldı ve e-posta dinleme hizmetleri kurdu. Yüzlerce şirket, bu araştırmacılara kurumsal sırlarını gönderiyor.
Matt Burgess

Hugging Face’te Deepfake Çıplak Görüntü Sorunu Var

Araştırmacılar, Hugging Face’teki en iyi görüntü düzenleme modellerini test ettiler ve bu modellerle müstehcen deepfake’ler kolayca oluşturulabileceğini tespit ettiler.
Matt Burgess