Robot Süpürgeler, Evinizdeki Casuslar mı?
ABD'nin ‘robot süpürge yasağı’, medyada geniş yankı buldu. Peki robot süpürgeleri bu denli ‘tehlikeli’ kılan şey ne olabilir?
İllüstrasyon: salihkilic/gettyimages
ABD Federal İletişim Komisyonu (FCC), yakın zamanda, ulusal güvenlik ve siber güvenlik gerekçesiyle yabancı ülkelerde üretilen yeni nesil mobil robotların ABD pazarına girişini büyük ölçüde engelleyen bir karar aldı. Düzenleme yalnızca insansı veya endüstriyel robotları değil, milyonlarca evde kullanılan robot süpürgeleri de kapsıyor.
ABD'nin 27 Temmuz'da açıkladığı karar, henüz FCC'den cihaz onayı almamış yeni yabancı üretim robotların ABD'de satış için gerekli yetkilendirmeyi almasını engelliyor.
Kurum, gelişmiş robotların ABD'nin faydalanması gereken önemli bir teknoloji olduğunu kabul etmekle birlikte, yabancı üretim cihazların “ABD'nin ulusal güvenliği veya ABD vatandaşlarının emniyet ve güvenliği açısından kabul edilemez riskler” oluşturabileceğini savunuyor.
Karar medyada geniş yankı bulmasının yanı sıra, çoğunlukla "robot süpürge" yasağı olarak anıldı. Peki robot süpürgeleri bu denli 'tehlikeli' kılan şey ne olabilir?
Robot süpürge neden 'ulusal güvenlik' sorunu oldu?
Robot süpürgelerin güvenlik açısından sıradan bir ev aletinden önemli bir farkı var: Ev hakkında son derece ayrıntılı veri toplayabiliyorlar.
Yeni nesil modeller odaların haritasını çıkarıyor, evdeki engelleri tanıyor ve kullanıcıların rutinlerini öğrenebiliyor. Bazı modeller ise kamera ve mikrofonlarla donatılmış durumda. Yapay zeka sayesinde robotların çevrelerinde gördükleri nesneleri tanıma kabiliyetleri de giderek gelişiyor.
Dolayısıyla ele geçirilmiş veya kötü tasarlanmış bir robot süpürge teorik olarak yalnızca temizlik verilerini değil, bir evin fiziksel planını, içeride bulunan nesneleri, görüntüleri ve kullanıcıların günlük alışkanlıklarını açığa çıkarabilir.
Öte yandan, ABD'nin kararı, robotları siber güvenlik özelliklerine göre değil, üretildikleri ülkeye göre sınıflandırdığı gerekçesiyle eleştiri de topladı.
Başka bir ifadeyle güçlü şifreleme kullanan, verileri cihaz üzerinde saklayan ve kameradan elde edilen görüntüleri buluta göndermeyen yabancı üretim bir robot düzenlemeden etkilenebilirken, ABD'de üretilmiş ancak daha zayıf güvenlik önlemlerine sahip bir cihaz avantaj elde edebilir.
Hedef Çin mi?
Düzenleme bütün yabancı üretim robotları kapsıyor olsa da FCC belgelerindeki açıklamalar özellikle Çin'e yönelik güvenlik endişeleri akla getiriyor.
Çin Ticaret Bakanlığı ise kararı 'Çinli şirketlere ve ürünlere karşı ayrımcı ve baskıcı' olarak nitelendirdi. Pekin, ABD'nin yaklaşımının Çin-ABD ekonomik ve ticari ilişkilerine ve küresel tedarik zincirlerine zarar vereceğini savunuyor.
Robot süpürge pazarı açısından Çin'in önemi büyük. Dreame, Ecovacs, Roborock, Narwal ve Eufy gibi Çin merkezli veya Çin üretimine büyük ölçüde bağımlı markalar, son yıllarda küresel pazarın en önemli oyuncuları haline geldi.
Ayrıca ABD'de robot süpürge üretimi de son derece sınırlı. Bu yüzden karar, uzun vadede fiyatları artırırken, kullanıcılar da daha az ürün seçeneğiyle karşı karşıya kalabilir.
Robot süpürgeniz eviniz hakkında ne biliyor?
İlk nesil robot süpürgeler epey basitti: Duvara çarpıyor, sürekli yön değiştiriyor ve rastgele sayılabilecek bir rota izliyordu. Yeni modeller ise çok farklı. LiDAR, lazer sensörleri, kameralar ve yapay zeka kullanarak evin ayrıntılı bir haritasını çıkarabiliyor; odaları birbirinden ayırabiliyor, mobilyaları ve nesneleri tanıyabiliyor. Bazı modeller canlı kamera görüntüsü bile sunabiliyor.
Avustralyalı tüketici kuruluşu CHOICE'un incelemesine göre günümüzde uygulamayla çalışan robotlar ev haritalarını telefonda gösterebiliyor ve bazı modeller uzaktan erişilebilen kameralar taşıyor. Kuruluş bu nedenle kameralı modellerin yatak odası ve banyo gibi hassas alanlardan uzak tutulmasını öneriyor.
Sorunun özünde robot süpürgenin evinizde başka hiçbir akıllı cihazın yapmadığı kadar hareketli olması var. Akıllı televizyon salonu, güvenlik kamerası belirli bir açıyı görürken, robot süpürge odadan odaya geçebiliyor.
Üstelik bu endişeler sadece teorik değil. Yakın geçmişte kullanıcı mahremiyetini gündeme getiren örnekler de yaşandı.
Bir Roomba'nın çektiği tuvalet görüntüsü Facebook'a kadar ulaştı
Robot süpürge mahremiyeti konusunda en çarpıcı olaylardan biri 2022'de MIT Technology Review tarafından ortaya çıkarılmıştı.
iRobot tarafından geliştirilen özel Roomba J7 test süpürgesinin çektiği görüntüler arasında son derece mahrem sahneler yer almıştı. Bunlardan birinde bir kadın tuvalette oturuyordu. Başka bir görüntüde ise yerde yatan küçük bir çocuğun yüzü açıkça görülüyordu.
Görüntülerin izlediği yol, kaygılandıran veri zincirini ortaya çıkarmıştı: Evde kayıt yapan robot görüntüleri firmaya göndermiş; firma veriyi Scale AI adlı yapay zeka şirketine aktarmış; bu şirketin yapay zeka eğitiminde kullanılacak görüntüleri ayıklayan çalışanları görüntülere erişmiş ve sonunda sosyal medyada paylaşmışlardı. Scale AI'ın Venezuela'daki sözleşmeli çalışanlarından bazıları görüntüleri özel Facebook ve Discord gruplarında yayımlamıştı.
Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Bunlar mağazadan alınmış standart tüketici Roomba'ları değildi. iRobot'a göre, özel olarak değiştirilmiş geliştirme cihazlarıydı ve cihazların verilerini şirkete göndermesini kabul etmiş ücretli test kullanıcılarına verilmişti. Cihazların üzerinde de video kaydı yapıldığına ilişkin uyarı bulunuyordu.
Yine de olay daha büyük bir problemi gözler önüne sermişti: Bir kişi kendi görüntülerinin yapay zeka eğitimi için kullanılmasına izin verse bile evindeki diğer insanların gerçekten bilgilendirilmiş olması gerekmiyor. Ayrıca veri, şirketten üçüncü taraf bir yapay zeka yüklenicisine, oradan dünyanın başka bir yerindeki veri etiketleyicisine ulaşabiliyor.
Yapay zeka, robot süpürgelerin 'görmesini' gerektiriyor
Kameraların robot süpürgelere eklenmesinin temel gerekçesi aslında gözetleme değil, navigasyon.
Robotun yerdeki çorabı, kabloyu, ayakkabıyı veya evcil hayvan dışkısını ayırt edebilmesi için çevresini algılaması gerekiyor. Bunun için geliştirilen bilgisayarlı görü modellerinin de eğitilmesi gerekiyor.
Robot süpürge firması Ecovacs'ın uygulamaları, bunun nasıl işleyebileceğini açıkça gösteriyor. CHOICE'un incelediği şirket politikasına göre robot tanımlayamadığı bir nesneyle karşılaştığında fotoğraf çekebiliyor ve kullanıcıdan görüntünün daha ayrıntılı inceleme için şirketle paylaşılmasına izin vermesini isteyebiliyor. Böylece robotun “daha akıllı” hale gelmesi, daha fazla veriye mal oluyor.
Robot süpürgenin kamerasını başkası ele geçirirse?
2024'te güvenlik araştırmacıları Ecovacs'ın bazı Deebot modellerinde saldırganların robotları ele geçirmesine imkân verebilecek açıklar keşfetmişti. Aynı yıl ABD'nin farklı şehirlerinde Ecovacs Deebot X2 kullanıcılarının cihazlarının saldırganlar tarafından ele geçirildiği vakalar kayda geçmişti.
ABC News'in araştırmasına göre saldırganlar robotları uzaktan hareket ettirebilmiş ve üzerlerindeki hoparlörlerden hakaretler ve ırkçı ifadeler yayınlayabilmişti. Bir vakada Minnesota'daki bir kullanıcı robotundan yabancı sesler geldiğini duymuş; şifresini değiştirdikten sonra robot tekrar hareket etmeye ve konuşmaya başlamıştı.
Üstelik araştırmacılar, Deebot'un kamera sistemine erişebildiklerini ve robotun gözünden canlı görüntü alabildiklerini de kanıtlamıştı.
Ecovacs Kasım 2024'te Deebot X2, X5 ve T30 ailesindeki modelleri etkileyen Bluetooth üzerinden uzaktan kod çalıştırmayı sağlayan açığı doğrulamış ve yamalar yayımlamıştı. Ocak 2025'te ise T20 serisini etkileyen ayrı bir Wi-Fi uzaktan kod çalıştırma açığını duyurmuştu.
Resmi testler sorunun devam ettiğini gösterdi
2025'te ise Güney Kore Tüketici Ajansı ile Kore İnternet ve Güvenlik Ajansı, piyasadaki altı popüler robot süpürgeyi güvenlik açısından inceleyen kapsamlı bir test gerçekleştirmişti. İncelenen cihazlar Samsung Bespoke AI Steam, LG CodeZero, Narwal Freo Z Ultra, Dreame X50 Ultra, Roborock S9 MaxV Ultra ve Ecovacs Deebot X8 Pro Omni modelleriydi.
Sonuçta özellikle Dreame, Ecovacs ve Narwal modellerinde sorunlar tespit edilmişti. Bazı açıkların yetkisiz kişilerin ev içi görüntülere ulaşmasına veya kamerayı etkinleştirmesine yol açabileceği bildirilmişti. Bazı cihazlarda isim ve iletişim bilgileri gibi kişisel verilerin açığa çıkması riski de saptanmıştı.
Daha sonraki ayrıntılı değerlendirmede ise Samsung ve LG'nin incelenen güvenlik kategorilerinde yüksek standartları karşıladığı, Roborock'un da görece güçlü performans gösterdiği ifade edilmişti.
AB'de yasak yerine “güvenli tasarım” yaklaşımı
Tüm bu tartışmaların ortasında ülkeler, en doğru düzenleme yaklaşımının hangisi olduğunu değerlendiriyor. Nitekim ABD doğrudan yasaklama yoluna giderken, Avrupa Birliği (AB) ise farklı bir yola başvurdu.
AB'nin Cyber Resilience Act'i (Siber Direnç Yasası / CRA) internete bağlı donanım ve yazılımlar için cihazın yaşam döngüsü boyunca geçerli olacak siber güvenlik yükümlülükleri getiriyor. Kapsam genel olarak ağ bağlantısına sahip 'dijital unsurlar içeren ürünleri' içerdiğinden robot süpürgeler de bu düzenleyici çerçevenin kapsamına girebiliyor.
Yasa uyarınca, üreticilerin güvenlik risk değerlendirmeleri yapması, bilinen açıkları yönetmesi, güvenlik güncellemeleri sağlaması ve ürünlerin güvenli biçimde tasarlanmasını sağlaması gerekiyor.
Güvenlik açıkları ve ciddi olaylarla ilgili raporlama yükümlülükleri 11 Eylül 2026'da, temel ürün yükümlülüklerinin büyük bölümü ise 11 Aralık 2027'de uygulanmaya başlayacak.
Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.