Para veya Haz Değil: Bilim İnsanları Mutluluğun 'Gerçek Sırrını' Buldu
Yeni bir araştırma, iyi ilişkiler kurmak ve olumlu duygular yaşamak önemli olsa da hayatımızdan ne kadar memnun olduğumuzu belirleyen başka bir unsur daha olduğunu gösteriyor: Kendi hayatımız üzerinde söz sahibi olduğumuzu hissetmek.
İllüstrasyon: kbeis/gettyimages
İnsanları mutlu eden kilit şey nedir? Uzun süredir sorulan ve araştırılan bir soru.
Yeni bir araştırma ise iyi ilişkiler kurmak ve olumlu duygular yaşamak önemli olsa da hayatımızdan ne kadar memnun olduğumuzu belirleyen başka bir unsur daha olduğunu gösteriyor: Kendi hayatımız üzerinde söz sahibi olduğumuzu hissetmek.
The Journal of Positive Psychology adlı akademik dergide yayımlanan araştırma, insanların yaşam memnuniyetinde 'özerklik' duygusunun özel bir yere sahip olabileceğini ortaya koydu.
Toronto Üniversitesi'nden psikologlar Jason W. Payne ve Ulrich Schimmack'ın çalışması, binlerce yıldır filozofların tartıştığı "iyi yaşam nedir?" sorusunu psikoloji açısından ele alıyor. Bu tartışmanın bir tarafında 'hedonik' (hazcı) yaklaşım var. Buna göre, iyi yaşam, temelde haz veren deneyimlerin artırılması ve hoş olmayan deneyimlerden kaçınılmasıyla ilişkili.
'Ödömonik' yaklaşım ise iyi bir hayatın yalnızca kendimizi iyi hissetmekten ibaret olmadığını savunuyor. Örneğin hasta bir aile üyesine bakmak yorucu ve stresli olabilir. Kısa vadede kişiyi mutlu etmese bile bu deneyim yine de anlamlı ve değerli görülebilir.
İlişkiler, yeterlilik ve özerklik
Yeni çalışmada ise araştırmacılar özellikle 'öz-belirleme teorisi' kapsamında tanımlanan üç temel psikolojik ihtiyaca odaklandı: Başkalarıyla anlamlı ilişkiler kurmayı ifade eden ilişkilenme, kişinin kendisini yetkin ve etkili hissetmesini ifade eden yeterlilik ve davranışlarının zorla değil kendi seçimiyle gerçekleştiğini hissetmesini ifade eden özerklik.
Araştırmanın amacı, bu üç unsurun insanların o anda kendilerini iyi veya kötü hissetmelerinden bağımsız olarak yaşamlarını nasıl değerlendirdiklerini etkileyip etkilemediğini belirlemekti. Araştırmacılar bunun için 2022'de Kanada ve Birleşik Krallık'ta yaşayan, yaşları 18 ile 80 arasında değişen 1200'den fazla yetişkinden veri topladı.
Katılımcılara yaşam memnuniyetleri, olumlu ve olumsuz duyguları, kişilik özellikleri ve üç temel psikolojik ihtiyaçlarının ne ölçüde karşılandığına dair sorular yöneltildi.
Sonuçlarda üç psikolojik ihtiyacın da belirli ölçülerde yaşam memnuniyetiyle ilişkili olduğu görüldü. Ancak ilişkilenme ve yeterliliğin yaşam memnuniyetiyle bağlantısı büyük ölçüde insanların kendilerini iyi hissetmeleriyle açıklanabiliyordu.
Özerklik ise farklı bir tablo ortaya koydu
Kendi kararlarını verebildiğini ve yaşamı üzerinde daha fazla kontrol sahibi olduğunu hisseden kişiler ise olumlu ve olumsuz duyguların etkisi hesaba katıldıktan sonra bile hayatlarından daha memnun olduklarını bildirdi.
Payne, "İnsanların kendilerini ne kadar iyi ya da kötü hissettiklerini hesaba kattıktan sonra bile daha özerk hissedenler yaşamlarından daha memnundu," dedi.
Araştırmacıya göre özerklik, incelenen üç psikolojik ihtiyaç arasında, yalnızca duygularla açıklanamayacak biçimde genel yaşam memnuniyetine katkıda bulunan tek faktördü.
Sadece 'Kendimi nasıl hissediyorum?' diye sormuyoruz
Bulgulara göre, insanlar hayatlarını değerlendirirken yalnızca "Kendimi nasıl hissediyorum?" sorusunu sormuyor. Bunun yanında, "Yaşadığım hayat gerçekten benim seçtiğim hayat mı?" sorusu da önem taşıyor. Bu durum, insanların neden zaman zaman kendilerine en fazla anlık mutluluğu sağlayacak seçeneği tercih etmediklerini de açıklayabilir.
Örneğin bir kişi daha kolay bir iş yerine kendisine bağımsızlık sağlayan daha zor bir işi tercih edebilir. Benzer şekilde ailesinden ve alıştığı çevreden uzaklaşıp kendi kararlarını verebilmek için yabancı olduğu bir yere taşınabilir.
Bu tercihler sürekli olumlu duygular yaratmayabilir. Buna rağmen kişinin hayatının istediği yönde ilerlediğini düşünmesine katkıda bulunabilir; çünkü kararı kendisi vermiştir.
Araştırmacılar bunun haz ve olumlu duyguların önemsiz olduğu anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Nitekim çalışmada olumlu ve olumsuz duygular, insanların yaşam memnuniyetlerinin önemli bir bölümünü açıklıyordu.
Ancak sonuçlar, iyi yaşamı yalnızca haz üzerinden açıklayan hedonik yaklaşımın da yalnızca anlam ve psikolojik ihtiyaçlara odaklanan ödömonik yaklaşımın da tek başına yeterli olmayabileceğine işaret ediyor. İnsanlar hayatlarını değerlendirirken her iki boyutu da dikkate alıyor olabilir.
Mutlu etmeye çalışırken seçim hakkını elinden almak ters tepebilir
Çalışmanın önemli bir sınırlaması ise katılımcıların Batılı ve İngilizce konuşan toplumlardan seçilmiş olması. Araştırmacılar bu nedenle bulguların farklı kültürlerde de test edilmesi gerektiğini belirtiyor.
Sonuçların insanların refahını artırmayı amaçlayan sosyal programlar açısından da önemli olabileceğini belirten Payne, kişilerin duygularını iyileştiren ancak seçim özgürlüklerini kısıtlayan uygulamaların beklenmedik biçimde ters tepebileceğini söyledi.
"Refahı artırmak üzere tasarlanan programlar ve müdahaleler insanların kendilerini daha iyi hissetmesini sağlayabilir; ancak seçimlerini kısıtlıyorlarsa sonuçta ters tepebilir ve insanların yaşamlarını genel olarak daha kötü değerlendirmelerine yol açabilir."
Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.