Çağla Üren
Uzay
26 Temmuz 2026 15:16

Güneş'in Doğup Batmadığı Gezegenlerde Yaşam Olabilir

Yeni bir araştırma, 'gelgit kilitlenmeli' gezegenlerin iç yapısındaki düzenli ısı dolaşımının, bazı bölgelerde yaşamı destekleyebilecek ılıman koşullar oluşturabileceğini ortaya koydu.

Güneş'in Doğup Batmadığı Gezegenlerde Yaşam Olabilir

İllüstrasyon: MARK GARLICKSCIENCE PHOTO LIBRARY/gettyimages

Bir yüzü sürekli gündüzü, diğer yüzü ise sonsuz geceyi yaşayan "gelgit kilitlenmeli' ötegezegenlerin yaşama tamamen elverişsiz olduğu düşünülüyordu. Ancak yeni bir araştırma, bu tür gezegenlerin iç yapısındaki düzenli ısı dolaşımının, bazı bölgelerde yaşamı destekleyebilecek ılıman koşullar oluşturabileceğini ortaya koydu.


Hakemli bilimsel dergi Nature Communications'ta yayımlanan çalışma, ABD'deki Pensilvanya Üniversitesi, Japonya Deniz-Yer Bilimleri ve Teknolojisi Ajansı (JAMSTEC) ile Hokkaido Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütüldü.


Bir yüzü kavruluyor, diğer yüzü mutlak sıfıra yaklaşıyor

Araştırmanın odağındaki LHS 3844b, Dünya'dan biraz daha büyük bir ötegezegen. Yaklaşık 48,5 ışık yılı uzaklıktaki kırmızı cüce yıldız LHS 3844'ün etrafında dolanan gezegen, gelgit kilitlenmesi nedeniyle kendi ekseni etrafındaki dönüşünü yıldız etrafındaki dolaşımıyla aynı sürede tamamlıyor.


Bu nedenle gezegenin bir yarımküresi sürekli yıldızına bakarken diğer yarımküresi hiç gün ışığı almıyor. Bunu Dünya'nın doğal uydusu Ay'da da görmek mümkün.


Söz konusu gezegende gündüz tarafında sıcaklıkların yaklaşık 700 ila 1700'e ulaştığı tahmin edilirken, gece tarafı ise parçacık hareketinin neredeyse tamamen durduğu mutlak sıfıra yakın oluyor.


Bu kadar büyük sıcaklık farkı nedeniyle bu tür gezegenler uzun süredir yaşam için uygun görülmüyordu.

Laboratuvarda bir ötegezegenin içi canlandırıldı

Yeni çalışmada ise araştırmacılar, bilgisayar simülasyonlarıyla yetinmek yerine gelgit kilitlenmeli bir gezegenin iç yapısını laboratuvarda modelledi.


Bunun için dikdörtgen bir tankı yüksek viskoziteli gliserin ve sıcaklığa göre renk değiştiren sıvı kristallerle doldurdular. Tankın farklı bölgeleri termostatlarla ısıtılıp soğutularak, sürekli gündüz ve sürekli gece yaşayan bir gezegenin iç kısmındaki sıcaklık farkları taklit edildi.


Bilim insanları bu sayede, gezegen kabuğunun altında yer alan ve kabuk ile çekirdek arasında bulunan kalın kayaç tabakası mantoda ısının nasıl hareket ettiğini gözlemledi.

Gezegenin kalp atışı

Deneyler, gezegen içinde son derece kararlı bir dolaşım sistemi oluştuğunu gösterdi. Modele göre, sıcak kayaçlar sürekli gündüz tarafının altında yükseliyor, üst katmanlardan gece tarafına doğru ilerliyor, burada soğuyarak aşağı çöküyor ve ardından mantonun derinliklerinden yeniden gündüz tarafına dönüyordu.


Araştırmacılar bu sürekli döngüyü "gezegensel bir kalp atışı"na benzetti. Deneylerde ayrıca, tankın tabanından mantar şeklinde yükselen sıcak madde sütunları da gözlendi. Dünya'daki Hawaii veya İzlanda'nın altındaki sıcak noktalardan farklı olarak bu sütunlar zaman içinde yer değiştirmeyerek aynı bölgede sabit kaldı.


Ilıman bölgeler oluşabilir

Araştırmacılar, ısı taşınımını gösteren ölçümlerin Dünya'nın mantosundakilere benzer olduğunu belirledi. Bu bulgu, bazı gelgit kilitlenmeli gezegenlerde özellikle gündüz ile gece arasındaki orta enlemlerde, jeotermal açıdan daha ılıman ve yaşamı destekleyebilecek yerel koşullar oluşabileceğine işaret ediyor.


Bilim insanlarına göre bu düzenli iç dolaşım yalnızca yüzey sıcaklıklarını değil, sıvı çekirdeğin hareketlerini ve dolayısıyla gezegenin manyetik alanını da etkileyebilir. Ancak bu olasılık mevcut deneyde doğrudan test edilmedi.

Bu tür gezegenler düşünüldüğünden çok daha yaygın

Araştırmacılar, gelgit kilitlenmesinin istisnai değil, evrende epey yaygın bir durum olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle çalışma, yalnızca LHS 3844b için değil, Samanyolu'ndaki çok sayıdaki benzer ötegezegen için de yaşam olasılıklarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.

Çağla Üren

DAHA FAZLASI

Venüs Uydusunu Yutmuş Olabilir mi?

Dünya’nın ikizi olarak anılan Venüs’ün neden uydusu yok? Yeni bir araştırma, milyarlarca yıl önce Venüs’ün kendi uydusunu yutmuş olabileceğini gösteriyor.
Samet Kelebek

Kara Deliklerin Işığının Giderek Sönmesinin Sebebi Yıldızların Dönüşü Olabilir

Bir yıldızın bir kara deliğe yaklaşması genellikle tek yönlü bir yolculuk olsa da bu durum kara deliklerin ışığının giderek sönmesine neden olabilir.
Samet Kelebek

Casus Uydudan Karanlık Maddeye: NASA'nın Yeni Nesil Uzay Teleskobu ‘Roman’ Fırlatıldı

NASA'nın Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, SpaceX'in Falcon Heavy roketiyle fırlatıldı. Teleskop; karanlık madde, karanlık enerji ve Güneş Sistemi dışındaki gezegenler hakkında yeni veriler toplayacak.
Çağla Üren

En Küçük Atom Çekirdekleriyle Bir ‘Mini Big Bang’ Gerçekleştirildi

ALICE İşbirliği’ne (CERN) bağlı bilim insanları, en küçük atom çekirdeklerini kullanarak erken evrenin ‘ilkel çorbasını’ yeniden yaratmayı başardılar. Bu bulgu, lBilim insanları, şimdiye kadarki en küçük atom çekirdekleriyle bir ‘mini Big Bang’ gerçekleştirmeyi başardılar.
Jorge Garay