Dünya Kupası’nı İzlemek Hiç Bu Kadar Kolay (Katılmak Bu Kadar Zor) Olmamıştı
Dünya Kupası, futbol tarihinin en büyük turnuvası olmayı vaat ediyordu. Taraftarların karşılaştığı şey ise vize retleri, 11,5 milyon dolarlık biletler ve eşi benzeri görülmemiş bir gözetim oldu.
Görsel: NADIA MÈNDEZ / gettyimages
Her büyük turnuvada, sahadaki futbolun ikinci plana düştüğü bir an vardır; çünkü sahanın etrafındaki güçler görmezden gelinemeyecek kadar büyür. 2026 FIFA Dünya Kupası bu noktaya ilk düdük çalmadan ulaştı.
Bu turnuva, futbolun şimdiye kadarki en iddialı manifestosu olarak tasarlanmıştı: 48 ülke, 104 maç, üç ülke, tek bir kıta ve beş milyon taraftar. Dünya Kupası tarihinde ilk kez sekiz Arap ülkesi turnuvaya katılmaya hak kazandı. Haiti, 1974’ten bu yana ilk kez geri döndü. Özbekistan ise ilk kez sahne alıyor. Turnuvanın pazarlama kampanyaları da kapsayıcılık diline sıkı sıkıya sarıldı; futbolun evrensel bir dil olduğu fikrini öne çıkardı.
Ancak bu Dünya Kupası, şimdiye kadarki en çok izlenen turnuva olmaya hazırlanırken, aynı zamanda en çok izleyen turnuva olma özelliğini de taşıyor. İran millî takımı, Meksika’dan gidip geliyor ve sınırı yalnızca maç günlerinde geçmelerine izin veriliyor. Irak’ın yıldız forveti Aymen Hussein, Chicago O’Hare Havalimanı’nda yedi saat boyunca gözaltında tutulup sorgulandı. FIFA tarafından seçilen Somalili hakem Omar Artan ise diplomatik pasaportu ve geçerli vizesine rağmen Miami’de ülkeye alınmadı.
Ürdünlü taraftarlar yüzde 40’ın üzerinde vize reddi oranlarıyla karşılaştı. Cezayirliler ve Tunuslular 15 bin dolara kadar çıkabilen giriş teminatlarıyla karşı karşıya kalabilir. Dünya Kupası’nı izlemek için 2025’ten beri plan yapan Hintli bir taraftar ise konsolosluk randevusunun Ekim 2026’ya verildiğini gördü; yani turnuvanın bitmesinden üç ay sonrasına.
Gelmeyi başaranlar için ise hala maliyet sorunu var. Bilet fiyatları Katar 2022’ye kıyasla yaklaşık üç kat daha yüksek. Dinamik fiyatlandırmaya herhangi bir üst sınır konulmamış durumda ve FIFA, her yeniden satıştan yüzde 30 pay alıyor. Final maçına ait bir biletin fiyatı 11,5 milyon dolar olarak belirlenmiş durumda. Taraftarlar buna karşılık veriyor: Boş koltukları tarayan yapay zeka destekli platformlar kuruyor, ücretlerden kaçınmak için WhatsApp grupları üzerinden bağlantılar oluşturuyor ve fırsatçılara karşı dayanabilmek için koordineli 'bekletme' kampanyaları düzenliyorlar.
Teknoloji, stadyumların içinde ve dışında her hareketi izliyor. FIFA, futbol tarihinin en hassas hakemlik sistemini oluşturdu: Her oyuncunun 1–2 milimetre hassasiyetle 360 derecelik taraması yapılıyor; 16 kamera, her oyuncunun iki düzineden fazla iskelet veri noktasını sürekli takip ediyor; maç topu ise konumunu saniyede 500 kez kaydediyor.
Yüz tanıma teknolojisi, Boston, Miami ve Atlanta’daki stadyum girişlerinde taraftarları tarıyor. Robot köpekler Dallas, New Jersey ve Meksika’daki Monterrey Stadyumu’nda devriye geziyor. Sivil özgürlükler örgütleri bunun artan gözetimi normalleştirdiği konusunda uyarıyor; turnuva bittikten sonra stadyumlar boşalacak, ancak kameralar yerinde kalabilir.
Analistler ve hak örgütleri sürekli aynı ifadeye dönüyor: yumuşak güç. Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmak, Amerika Birleşik Devletleri ve FIFA için olumlu bir imaj yaratmanın yolu olarak görülüyordu. Ancak turnuvanın ilk günlerinde bu anlatı sert bir gerçeklik sınamasıyla karşı karşıya kalmış durumda.
Futbolu milimetre düzeyinde ayrıntılarla izlemek hiç bu kadar kolay olmamıştı; ancak orada bulunmak hiç bu kadar zor olmamıştı.
Bu yazı ilk olarak WIRED Middle East'te yayınlanmış ve Samet Kelebek tarafından İngilizce'den çevrilmiştir.
WIRED Orta Doğu'da editoryal içerik başkanı olarak görev yapıyor ve bölge için içerik stratejisi ve uygulamasından sorumlu.