Chris Hamill-Stewart
Medya ve Eğlence
21 Haziran 2026 10:29

Bu Dünya Kupası’nda Daha Büyük Olan Gerçekten Daha İyi Olmayabilir

Tarihin en büyük Dünya Kupası, taraftarları, oyuncuları ve ev sahibi şehirleri sınırlarına kadar zorluyor ve uzmanlar bunun yalnızca başlangıç olduğunu söylüyor.

Bu Dünya Kupası’nda Daha Büyük Olan Gerçekten Daha İyi Olmayabilir

İllüstrasyon: NADIA MÈNDEZ / gettyimages

Sık sık daha büyük olanın daha iyi olduğu söylenir. FIFA’nın 2026 Dünya Kupası bu düşünceyi ciddi şekilde sınayabilir.


Neredeyse her ölçüte göre bu yılki turnuva şimdiye kadarki en büyüğü: En fazla ev sahibi ülke, stadyumlar arasındaki en uzun mesafeler, en fazla oyuncu, takım ve maç sayısı; bir de baş döndürücü seviyelere ulaşan bilet fiyatları var.


Bu ölçek, taraftarlar, takımlar ve ev sahibi şehirler için ciddi bir lojistik kâbus yaratıyor. Kanada, Meksika ve ABD olmak üzere üç ülkede düzenlenen turnuvada, 48 takım (alışılagelen 32 takım yerine) binlerce kilometreyle birbirinden ayrılan ve dört farklı saat dilimine yayılan 16 ev sahibi şehir arasında seyahat edecek.


FIFA, futbolun büyüyen rakip spor dalları karşısındaki hâkimiyetini korumak amacıyla turnuvayı genişletirken, uzmanlar WIRED Middle East’e verdikleri demeçlerde taraftarların ve takımların bu ölçek büyümesine alışması gerektiğini söylüyor. Bundan sonra yalnızca en zengin ya da en büyük ülkeler Dünya Kupası’nı tek başına düzenleyebilecek gibi görünüyor.


Bilet Fiyatları ve Ortalama Harcama

Bu yılki turnuvadaki maçlara katılmanın son derece yüksek maliyetleri dünya çapında dikkat çekti. FIFA, en az talep gören koltuklar dışındaki tüm kategorilerde fahiş fiyatlar uygulayarak sıradan insanları futboldan uzaklaştırmakla suçlanıyor.



Uçuşlar ve Oteller

Sektör verileri, Kanada, ABD ve Meksika’daki ev sahibi şehirlerde otel fiyatlarının da hızla yükseldiğini gösteriyor.



Katar’daki Hamad Bin Khalifa Üniversitesi’nde spor yönetimi alanında yardımcı doçent olan Christos Anagnostopoulos, “ABD’deki ev sahibi şehirlerde ortalama katılım maliyeti kişi başına 5.000 doların üzerine çıkmış durumda ve buna şehirler arası uçuşlar henüz dahil değil,” diyor.


Ortalama bir ziyaretçinin ABD’de yaklaşık 5.400 dolar harcaması bekleniyor. Bu rakam, 2022’de Katar’a gelen ziyaretçilerin harcadığı 720 ila 2.500 doların oldukça üzerinde.


Bu yılki turnuvadaki ulaşım dinamikleri, Katar’daki tek şehir merkezli organizasyondan ya da 2018’de Rusya’nın sunduğu ücretsiz toplu taşıma ve ek 500 tren hizmetinden temelden farklı.


Bu kez devasa mesafeler nedeniyle taraftarlar ve takımlar için neredeyse tek seçenek uçak yolculuğu. Havayolu şirketleri de olası Dünya Kupası talebini karşılamak için ek seferler planlıyor.


Anagnostopoulos, “Takımlar ve taraftarlar artık metro yolculuklarını değil uçuşları hesaba katmak zorunda. Bunun maliyet ve karbon emisyonu açısından ciddi sonuçları var,” diyor.


Tren ya da taksi yerine uçak bileti satın alma zorunluluğu, bazı taraftarlar için seyahat maliyetlerini erişilemez hale getirdiğinden otel talebini de azaltıyor olabilir. Anagnostopoulos’a göre, “ABD’deki oteller şimdiden beklentilerin altında rezervasyon rakamları bildiriyor. Ölçeğin büyümesi, kalabalıkların mutlaka geleceği anlamına gelmiyor.”


Güvenlik

Organizatörler ve ev sahibi şehirler açısından turnuvanın ölçeği, geçmiş ev sahiplerinin aklına bile gelmeyen tehditlere karşı büyük güvenlik yatırımları yapılmasını gerektiriyor.


ABD federal hükümeti, güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ev sahibi şehirlere 625 milyon dolarlık hibe sağladı. Buna ek olarak İç Güvenlik Bakanlığı, eyaletlerin drone karşıtı teknolojiler satın alabilmesi için 200 milyon doların üzerinde kaynak ayırdı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise düşmanca aktörlerin drone ve benzeri teknolojilere erişiminin giderek arttığına dikkat çekiyor.


Kanada’da federal yetkililer, Vancouver ve Toronto’ya yaklaşık 104 milyon dolar tutarında destek sağladı. Böylece yalnızca Kanada ve ABD’deki kamu hibelerinin toplamı yaklaşık 1 milyar dolara ulaştı. Ancak bu rakamın, turnuvanın gerçek güvenlik maliyetlerinin yalnızca küçük bir kısmını temsil ettiği düşünülüyor.



Turnuvanın büyüklüğü ve sınır aşan yapısı, maliyetleri daha da artırıyor.


Fiziksel güvenlik ürünlerinin standartlaştırılmasına odaklanan üyelik kuruluşu Onvif’in başkanı Leo Levit, “Katar 2022, nispeten bütünleşik bir ortamda faaliyet gösteren ve coğrafi olarak son derece kompakt bir yapının avantajlarından yararlandı. 2026 Dünya Kupası ise ABD, Kanada ve Meksika genelinde çok sayıda şehir, yargı alanı, kurum ve teknoloji ekosistemini kapsıyor,” diyor.


Levit sözlerini şöyle sürdürüyor: “Asıl zorluk, sistemlerin sayısından ziyade bu sistemlerin bilgiyi ne kadar verimli şekilde paylaşabildiği.”


Dünya Kupası’nın Geleceği

Rakamlar, kendi hırslarının ağırlığı altında zorlanan bir turnuvanın hikâyesini anlatıyor. Bu yatırımların bilet satışları ve reklam gelirleri açısından karşılığını verip vermeyeceği henüz net değil. Peki FIFA neden her ne pahasına olursa olsun büyümeyi sürdürüyor?


Uluslararası SKEMA Business School’da spor ve jeopolitik ekonomi profesörü olan Simon Chadwick’e göre bunun nedeni, diğer spor dallarından gelen artan rekabet olabilir.


Chadwick, “FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun yapmaya çalıştığı şey, futbolun güçlü, güncel ve görünür kalmasını sağlamak; pazar payını kaybetmesini engellemek. Çin, Hindistan, Afrika ve Körfez bölgesinde büyüyen NBA’e; Avrupa’da genişlemeye çalışan NFL’e; ve özellikle Kuzey Amerika’da büyük popülerlik kazanan Formula 1’e karşı konumunu korumak istiyor,” diyor.


Turnuvaya daha fazla takım eklemek, oyuncular ve taraftarlar için daha fazla alan gerektiriyor. Ancak aynı zamanda daha fazla izleyici ve daha fazla bilet satışı anlamına geliyor. FIFA, bu yıl televizyon, yayın platformları ve dijital kanallar genelinde 6 milyar etkileşim bekliyor. Bir önceki turnuvada bu sayı 5 milyardı. Stadyumlarda ise 5 milyondan fazla kişinin maçları yerinde izlemesi öngörülüyor; Katar 2022’de bu rakam 3,4 milyondu.


Ancak futbolun küresel üstünlüğünü korumanın bir bedeli var: Dünya Kupası’nı tek başına düzenleyebilecek ülkelerin sayısı giderek azalıyor. Anagnostopoulos’a göre turnuva artık “çoğu ülke için fazla büyük.” Hatta Fransa, Almanya, Rusya veya İngiltere gibi ülkeler bile bu ölçeğin gerisinde kalmış durumda.


“Bundan sonra ya Çin ya da Suudi Arabistan gibi son derece zengin olmanız gerekiyor ya da Hindistan örneğinde olduğu gibi sıfırdan bir ev sahibi altyapısı inşa etmeye hazır olmanız,” diyor. “Aksi takdirde yükü sınırlar ötesinde paylaşmanız gerekecek. Geleneksel bir futbol ülkesinin Dünya Kupası’na tek başına ev sahipliği yaptığı günler muhtemelen sayılı.”


Bu yazı ilk olarak WIRED Middle East'te yayınlanmış ve Samet Kelebek tarafından İngilizce'den çevrilmiştir.

Dünya Kupası Dünya Kupası 2026

DAHA FAZLASI

TikTok İçeriklerini Yapay Zeka Ele Geçiriyor Olabilir

TikTok algoritması yıllardır sosyal medyada hızlı etkileşim araçlarından biri olarak belirtiliyor ve ilgi alanınıza göre biçimleniyor. Peki algoritma sizi nasıl görüyor, ne gösteriyor?
Samet Kelebek

Arjantin’de Tartışma: Yapay Zeka Maradona’yı Dünya Kupası Reklamı İçin ‘Diriltti’, Ancak Pek Az Kişi Bundan Memnun

Maradona’nın 2026 Dünya Kupası reklamında kullanılması münferit bir olay değil. Bu durum, yapay zekanın yükselişiyle birlikte ölümden sonra dijital kimliğin korunması hakkına ilişkin etik soruları gündeme getiriyor.
Fernanda González

Klozetten Çıkan Franchise

Skibidi Toilet, YouTube Shorts’un ‘çocuklara’ ait tuhaf bir şakası gibi başladı. Şimdi Transformers serisinin yönetmeni Michael Bay’in yaratıcı danışmanlık verdiği bir stüdyo, bu absürt evreni film, televizyon, oyun, oyuncak ve Roblox hattında küresel bir markaya çevirmeye çalışıyor.
E. Can Özer

IShowSpeed Tek Bir Canlı Yayınla Televizyon Kanallarını Reytingde Eziyor

21 yaşındaki Speed, tipik bir tek kişilik formatı küresel bir grup sohbetine dönüştürerek yayıncılığın sınırlarını zorladı. Bu yılki Dünya Kupası için bestelediği şarkı, turnuvanın gayri resmi marşı haline geliyor.
Jason Parham