Jorge Garay
Sağlık
11 Temmuz 2026 10:09

Bir Futbol Finali İzlemek Vücudunuza İşte Böyle Bir Etki Yapıyor

Yakın zamanda yapılan bir araştırmada, yüzlerce futbol taraftarı, favori takımları bir turnuvanın finaline yükselene kadar izlendi: Stres seviyeleri aniden yükseldi ve kalp atışları garip bir şekilde değişti.

Bir Futbol Finali İzlemek Vücudunuza İşte Böyle Bir Etki Yapıyor

Fotoğraf: JOE KLAMAR/gettyimages

2026 Dünya Kupası’nın büyük finaline hazır mısınız? Bir futbol finali, sizi ekran başında bağırmaya itmekten çok daha fazlasını yapabilir. Bilimsel kanıtlar, bu gerilim dolu maçların kalp atış hızını yükselttiğini, stres düzeylerini artırdığını ve hatta kardiyovasküler sistem üzerindeki yükü artırabileceğini gösteriyor. Şimdi ise, yakın zamanda yapılan bir Alman araştırması, hayranların vücutlarının bu belirleyici maç öncesinde, sırasında ve sonrasında nasıl tepki verdiğine dair en ayrıntılı analizlerden birini sunuyor.


Araştırmacılar, bir futbol finali sırasında taraftarların fizyolojik stresi'nin normal bir güne kıyasla yaklaşık %41 arttığını tespit ettiler. Kalp atış hızı da önemli ölçüde artarak dakikada ortalama 70,9'dan 78,7 atıma yükseldi; bu fark, diğer hafta sonlarıyla karşılaştırıldığında bile korundu.


Sonuçlar, Scientific Reports dergisinde yayınlanan bir araştırmadan elde edilmiştir. Bu araştırmada, Bielefeld Üniversitesi’nden araştırmacılar, akıllı saatler takan Alman Arminia Bielefeld kulübünün 229 taraftarını yaklaşık üç ay boyunca izlemiştir. Cihazlar, kalp atış hızını ve kalp atış hızı değişkenliğine dayalı tahmini bir stres endeksini sürekli olarak kaydetti; bu sayede 2025 Almanya Kupası finali günü, bu maçtan önceki günlerle karşılaştırılabildi.


Maçtan önce başlayan bir parti

Futbol finaline verilen fizyolojik tepki, final maçının başlama vuruşundan çok önce başladı. Stres seviyeleri sabahtan itibaren artmaya başladı ve maçın başlamasından hemen önce, saat 18:00 ile 20:00 arasında zirveye ulaştı. Vücut, maçı sadece 90 dakika boyunca hissetmekle kalmaz, sabah saatlerinden itibaren başlayan ve maçtan sonra bile yüksek seviyede devam eden bir süreçten geçer.


Maçı izlediğiniz yer de fark yaratıyor. Araştırma, stadyuma gelen taraftarların ortalama kalp atış hızının dakikada 94,2 atım olduğunu, buna karşılık maçı televizyondan izleyenlerin ise 79,4 atım olduğunu ortaya koydu. Takımlarının ilk golünün ardından, tribünlerdeki taraftarların kalp atış hızı dakikada ortalama 108 atıma ulaştı; bu, diğer durumlarda gözlemlenen tepkiden çok daha yoğun bir tepkiydi.


Alkol tüketimi bu etkiyi daha da artırmış gibi görünüyordu. Maç sırasında alkol aldığını belirten katılımcıların kalp atış hızı, maç boyunca diğer taraftarlara kıyasla yaklaşık %5 daha yüksek, takımlarının ilk golünden sonra ise neredeyse %12 daha yüksek çıktı. Araştırmacılar tıbbi riskleri değerlendirmiş olmasa da, alkolün duygusal heyecanın yüksek olduğu durumlarda kardiyovasküler yükü artırabileceğini hatırlatıyorlar.


Maçın ilk dakikalarında, sonucun henüz belirsiz olduğu sırada, kalp atış hızı en yüksek seviyelere ulaştı. Maçın sonucu belli olmaya başladıkça kalp atış hızı düştü. Ancak, geri dönüş ihtimali neredeyse sıfır olmasına rağmen, son dakikalarda atılan iki gol, kalp atış hızını yeniden hızla yükseltti. Yazarlar, bunun vücudun yalnızca kazanma olasılığına değil, aynı zamanda umut, gurur veya takıma bağlılık gibi duygulara da tepki verdiğini gösterdiğini belirtiyor.


Bu bulgular, yaklaşık 20 yıldır futbolun fizyolojik etkilerini inceleyen bir araştırma çizgisiyle uyumludur. 2006 Almanya Dünya Kupası'nın ardından The New England Journal of Medicine dergisinde yayınlanan en etkili çalışmalardan biri, önceden kalp hastalığı olan kişilerde Alman milli takımının maçları sırasında akut kardiyovasküler olay geçirme riskinin neredeyse üç katına çıktığını ortaya koydu.


Daha sonraki araştırmalar da kortizol gibi stres hormonlarında artışlar olduğunu ortaya koymuş ve takımlarıyla daha fazla özdeşleşen taraftarların, belirleyici maçlar sırasında daha yoğun biyolojik tepkiler sergilediğini tespit etmiştir.


Bu yazı ilk olarak WIRED en Espanol'da yayınlanmış ve Mahmut Karslıoğlu tarafından İspanyolca’dan çevrilmiştir.

WIRED en Español’un yazarlarından biridir. Teknoloji, siber güvenlik ve sosyal medyaya uygulanan yasalar alanlarında uzmanlaşmıştır. Son 10 yıldır çeşitli dijital medya kuruluşlarında çalışmaktadır. Geek kültürü, astronomi ve yeni iletişim teknolojilerinin geliştirilmesi konularına büyük ilgi duymaktadır

Jorge Garay

DAHA FAZLASI

Kanser Artık ‘Bir Eşitsizlik Hikayesi’

Dünya Sağlık Örgütü'nün 2026 Kanser Durum Raporu, kanserin sadece biyolojik değil, ekonomik eşitsizlik sorunu olduğunu da ortaya koyuyor.
Tülin Açıkbaş

Bilim, TikTok’ta Viral Olan “Barbie İlacı” Melanotan Hakkında Ne Diyor?

Bu peptit, güneşe daha az maruz kalarak hızlı bir bronzlaşma vaat ediyor, ancak hiçbir zaman ilaç olarak onaylanmadı ve uzun vadeli güvenliği hâlâ belirsizliğini koruyor.
Jorge Garay

100 Yaşını Gören İnsanlardaki Ortak Kişilik Özelliği Belirlendi

İtalya'nın, dünyada insanların en uzun yaşadığı bölgeler arasında gösterilen Sardinya Adası'nda yapılan araştırmaya göre, kişilik yapısı insanların yaşlanma sürecinde karşılaştıkları zorluklarla nasıl başa çıktığını ve aktif bir yaşam sürdürme olasılıklarını etkileyebiliyor.
Çağla Üren

Akdeniz'de 'Et Yiyen Bakteri' Tartışması: Türkiye Risk Altında Mı?

Uzmanlar, "et yiyen bakteri" konusundaki gelişmelerin artan deniz suyu sıcaklıkları ve iklim krizinin etkileriyle yakından bağlantılı olduğuna dikkat çekerken, et yiyen bakteri türlerinin Türkiye'nin Akdeniz kıyılarını da etkileyip etkilemeyeceği yönünde soru işaretleri gündeme geldi.
Çağla Üren