Yarış Ruhunu Bileğe Taşıyor
Richard Mille, RM 64-01 Tourbillon Colnago ile bisiklet dünyasından sadece birkaç renk ve logoyu ödünç almıyor. Colnago’nun yetmiş yılı aşan yarış mühendisliğini bir saat mekanizmasının içine taşıyarak mekanik bir yorum yapıyor.
Fotoğraf: Richard Mille
Saatçilik dünyası tasarım dilini vermek istediği mesaja göre eğip bükerek bambaşka bir görsellik oluşturabiliyor. Bugüne dek uçaklar, motor sporları hatta futbolu simgeleyen tasarımlar gördük. Peki, bir bisikleti yüksek saatçiliğin sade işçiliğinde nasıl yansıtabilirsiniz? Pedal biçiminde kollar, simgesel marka renkleri, tepeye yerleştirilmiş bir logo. Bunlar işin kolay tarafları. Richard Mille RM 64-01 Tourbillon Colnago’nun ilginç yanı ise Colnago bisikletlerinin sahiplendiği tasarım dilini saatçiliğe taşıması.
Burada tek bir tasarımcının imzasından çok iki mühendislik kültürünün ortak çalışması var. RM 64-01, Richard Mille ile Colnago’nun tasarımcıları tarafından birlikte geliştirildi. Bir tarafta saat mekanizmasını titanyumdan ileri kompozitlere kadar malzemeyi tasarımın merkezine koyan Richard Mille, diğer tarafta Ernesto Colnago’nun 1954’te Cambiago’da kurduğu, yıllar boyunca ağırlığı azaltırken rijitliği (sağlamlığı, esnekliği ve bütüncüllüğü) artırmanın yollarını arayan İtalyan bisiklet gövdesi üreticisi.
Bu iş birliğinin ilhamı 1980’lerin başına kadar uzanıyor. Colnago’nun en karakteristik tasarımlarından Master gövde, Ernesto Colnago ile mühendis Gilberto Colombo’nun çalışmaları sonucunda ortaya çıkan yıldız kesitli Gilco borularıyla tanınıyor. Dairesel boruyu yalnızca inceltmek yerine geometrisini değiştirerek burulma direncini artırmaya çalışan bu yaklaşım, o dönem yarış bisikleti tasarımında biçimin doğrudan performansın sonucu olabileceğini ortaya koydu. RM 64-01’in mekanizmasının ilk bakışta göze çarpan titanyum köprüleri de bu boruların minyatür bir yorumu. Yani ortaya çıkan form dekoratif bir görsellik olmanın ötesinde kırk yıl önce bir bisiklet gövdesini daha sağlam hale getirmek için alınmış mühendislik kararının saatçilikteki karşılığı oldu.
Tabii ki bu tasarım hikayesinin Richard Mille tarafında da benzer bir geçmiş var. Markanın 2006 tarihli RM 012 Tourbillon’u, geleneksel yekpare metal mekanizma tabanını zorunlu olmaktan çıkararak sağlamlığı beraberinde getiren Phynox alaşımlı tüplerden oluşan üç boyutlu bir taşıyıcı yapı kullanmıştı. Bu, katı tablanın tüp mimarisiyle değiştirildiği örneklerin ilkiydi. Aynı yıl ‘Saatçilik Oscarları’ olarak adlandırılan Grand Prix d’Horlogerie de Genève’de (GPHG) altın iğne anlamına gelen Aiguille d’Or yani yılın en iyi, en yaratıcı ve saatçilik sanatına en çok katkı sağlayan saatine verilen ödülü kazandı.
RM 64-01 ise bu fikri tekrar etmekten çok ona uygun yeni bir anlatı kazandırıyor. Bir zamanlar mimari yapılardan esinlenen köprülü mekanizma fikri, bu kez gerçekten tüpler üzerine kurulu başka bir performans nesnesiyle, yarış bisikletiyle buluşuyor.
Bu nedenle RM 64-01’deki yenilik artık tourbillon’un kullanım şekli değil, bisiklet mühendisliğinin saat mimarisine nasıl uyarlandığı. Kalibre; hafiflik, şeffaflık ve hacim olmak üzere üç temel prensip etrafında tasarlanan saat ultra iskeletleştirilmiş Grade 5 titanyum tabla ve köprüler, mekanizmanın 274 parçasını mümkün olduğunca açıkta bırakıyor. Öyle ki, mekanizma bir bisiklet kadrosunda yani gövdesinde havada süzülen bir heykele dönüşüyor. Gözünüzü mekanizmanın üzerinde gezdirdiğinizde klasik bir kadranın katmanlarını takip etmek yerine sanki bir yarış kadrosunun boruları ve birleşim noktaları arasında dolaşıyorsunuz.
Bir yarış bisikletinde gereksiz bir gram ağırlık dahi istenmez, bu nedenle boşluk da en az malzeme kadar önemli. RM 64-01’de de mekanizmayı gizleyecek fazladan yüzeylerden mümkün olduğunca kaçınılıyor. Saat 1 yönündeki hızlı dönen kurma tamburu ile saat 7 yönündeki bir dakikalık tourbillon karşılıklı yerleştirilmiş. Bu düzen, bisikletin tasarımında gücün aktarımını sağlayan dili çağrıştırıyor. Manuel kurmalı mekanizma yaklaşık 65 saatlik güç rezervi sunarken serbest balans, dört ayar vidasına sahip değişken ataletli bir yapıyla 3 Hz, yani saatte 21 bin 600 titreşimle çalışıyor.
Colnago’nun izi mekanizmanın geometrisiyle sınırlı değil. Beyaz, Azure Blue ve 5N kırmızı altın tonlarından oluşan palet, Colnago C68’in görsel dünyasına uzanıyor. C68 ismindeki 68 sayısı Colnago’nun kuruluşundan 68 yıl sonra, 2022’de tanıtılmasına bir atıf. İtalyan markasının el yapımı C Serisi geleneğini modern karbon mühendisliğiyle buluşturan bu bisiklet, geçmişle güncel üretim yöntemleri arasında bir köprü kuruyordu. RM 64-01 de benzer biçimde Master’ın 1980’lerden gelen yıldız kesitli borularını C68’in daha çağdaş renkleriyle aynı kurulumla yerleştiriyor.
Richard Mille bu modelde malzeme tarafında da bir ilki gerçekleştiriyor. Kırmızı altın (5N), ilk kez bir Richard Mille spor saatinin görsel kimliğinde kullanılıyor. İç çerçeveyi çevreleyen altın, saatin teknik beyaz-mavi karakterine beklenmedik bir sıcaklık ekliyor. Kasadaki Azure Blue Quartz TPT ise bu referans için geliştirilen yeni bir versiyon. White Quartz TPT ile birlikte kullanılan katmanlı kompozit yapı, Richard Mille’in yıllardır otomobil ve havacılık dünyasına selam veren yaklaşımının devamı.
Tabii ki bu bir saat ve bilekte nasıl durduğu da önemli. Markanın saatleri tasarımı gösterebilmek adına son dönemin küçülme trendine uymaya çalışmıyor. Bu durum RM 64-01 için de geçerli. 43.21 mm genişliğe, 49.94 mm uzunluğa ve 14.23 mm kalınlığa sahip fıçı (tonneau) kasa küçük değil. Burada hafiflik, görünmez olmak yerine hacimli bir nesnenin beklenenden daha az kütleyle üretilmesi anlamına geliyor. Üç parçalı kasa 50 metre su geçirmezlik sunuyor ve Grade 5 titanyum vidalarla bir araya getiriliyor.
Detaylara biraz daha yaklaştığınızda Colnago referansları çoğalıyor. Akrep ve yelkovanın geometrisi bisiklet kranklarını hatırlatacak şekilde özel olarak tasarlanmış. Tepe üzerindeki Ace of Clubs, yani Colnago’nun tarihsel yonca sembolü ise iki marka arasındaki bağlantının doğrudan göstergesi. Colnago için bu amblem, markanın Cambiago’daki kökleriyle özdeşleşen kimlik unsurlarından biri. Richard Mille bunu kadranın ortasına büyükçe yerleştirmek yerine tepenin üzerine taşıyor. Gösteriş ise mekanizmanın mimarisine bırakılıyor.
İş birliğinin sportif tarafında da Tadej Pogačar bulunuyor. Pogačar, UAE Team Emirates ile Colnago kullanırken aynı zamanda Richard Mille dünyasının sporcularından biri. Dolayısıyla iki markanın birlikteliği pazarlama masasının üzerinde başlayan rastlantısal bir eşleşmeden çok, profesyonel pelotonda zaten kesişmiş iki ilişkinin ürüne dönüşmüş hali. Richard Mille’in daha önce Mark Cavendish ve Mathieu van der Poel gibi bisikletçilerle çalışmış olması da bu yakınlığın yeni olmadığını gösteriyor. Richard Mille RM 64-01 ile yarış bisikletinin düşünme biçimini, saatçilik ölçeğine küçültme girişimini başarıyla tamamlıyor. Bir tourbillon’da ve yarış bisikletinde aynı soru tasarımcıların aklını kurcalar: Bir parçayı ne kadar hafifletebilirsiniz, rijitliği kaybetmeden ne kadar malzemeyi ortadan kaldırabilirsiniz ve bütün bunları yaptıktan sonra ortaya çıkan mekanik nesne hala güzel görünebilir mi? RM 64-01’in verdiği cevap ise onu koluna takma şansına erişecek 50 kişinin neler hissettiği ile yankılanacak.
Teknoloji, enerji ve sürdürülebilirlik konularında yazıyor. Dijital kültür ve yüksek saatçiliğe meraklı. Teknolojiyi yalnızca ürünler ve trendler üzerinden değil, kültür, ekonomi, tasarım ve gelecek öngörüsüyle incelemeyi seviyor.