Meta, Akıllı Gözlük Özellikleri İçin Abonelik Ücreti Almaya Başladı. Tüketici Teknolojisinde Yeni Dönem
Donanımı satın aldınız. Şimdi ise en gelişmiş özelliklere erişebilmek için abonelik ödemeniz gerekecek.
Fotoğraf: picture alliance / gettyimages
Birkaç yüz dolar verip bir teknoloji ürünü satın aldığınızı ve artık başka bir masrafınız olmadığını düşünüyorsunuz. Ancak gelişmiş özelliklerin tamamını kullanabilmek için aylık bir abonelik planına geçmeniz gerektiği ortaya çıkıyor.
Yapay zeka destekli tüketici elektroniği giderek bu yöne evriliyor ve Meta da akıllı gözlükleriyle bunun son örneği oldu.
Şirket, yardım sayfalarında (ilk olarak The Verge tarafından fark edildiği üzere), ister Ray-Ban, ister Oakley, ister Meta markalı olsun, akıllı gözlük kullanıcılarının bazı özelliklere daha geniş erişim sağlayabilmek için Meta One Premium Planına ihtiyaç duyacağını belirtiyor. Yapay zeka destekli gözlüklerinizi abonelik olmadan kullanmaya devam edebileceksiniz ancak bazı özellikler sınırlı olacak.
Bunlardan biri, gürültülü ortamlarda konuştuğunuz kişinin sesini öne çıkararak daha iyi duymanızı sağlayan Conversation Focus adlı özellik. Abonelik olmadan bu özelliği ayda üç saate kadar kullanabileceksiniz. Daha uzun süre kullanmak isterseniz ise ücret ödemeniz gerekecek. Ancak abonelikle bile kullanım süresi aylık 15 saatle sınırlandırılıyor. Abonelik ayrıca, akıllı gözlüklerle ilgili sorun yaşamanız durumunda Meta'nın gözlük özellikleri konusunda eğitimli olduğunu söylediği "insan uzmanlara" daha hızlı erişim sağlayan Premium Device Support hizmetini de içeriyor. Görünüşe göre bazı konularda insanlar hâlâ daha başarılı.
Meta sözcüsü WIRED'a yaptığı açıklamada bunun "bir yapay zeka kullanım kotası" olmadığını söylüyor. Kullanım kotaları diğer yapay zeka platformlarında yaygın olarak görülüyor; kullanıcılar belirli bir sınıra kadar ücretsiz erişim sağlıyor, sınırı aştıklarında ise abonelik satın alarak ay sonuna kadar daha fazla kullanım hakkı elde ediyor. Ancak Conversation Focus özelliği cihaz üzerinde çalışıyor; yani yapay zeka işlemleri için Meta'nın sunucularına bağlanmasına gerek kalmıyor. Özelliği kaç saat kullandığınızı gerçek zamanlı olarak takip etmenin bir yolu bulunmuyor, ancak sınıra yaklaştığınızda bildirim alıyorsunuz.
"Bu abonelik, bu alandaki çalışmalarımızı destekliyor ve yoğun kullanıcılarımıza daha geniş erişimin yanı sıra premium cihaz desteği sunuyor," diyen Meta sözcüsü şöyle devam ediyor: "Uygulamalarımızdan ve yapay zeka gözlüklerimizden daha fazlasını elde etmek isteyen kullanıcılar için daha premium özellikler ve gelişmiş yetenekler sunacak yeni isteğe bağlı abonelik planlarını test etmeye başlayacağız."
Akıllı gözlüklere yeni özellikler eklendikçe benzer uygulamaların yaygınlaşması muhtemel görünüyor. Teselli sayılabilecek nokta ise Meta'nın, kullanıcıların büyük çoğunluğunun Conversation Focus özelliğini aylık kullanım sınırına ulaşmadan kullanacağını söylemesi. Şirket, bu verinin erken erişim programından elde edilen deneyimlere dayandığını, ancak kullanıcı geri bildirimlerini dinleyerek kullanım limitlerini gerektiğinde güncelleyeceğini belirtiyor.
Carnegie Mellon Üniversitesi bünyesindeki Future Interfaces Group'un direktörü Chris Harrison ise yeni abonelik sisteminin Meta'nın yapay zeka harcamalarını karşılamak amacıyla getirildiğini düşünmüyor.
"Son altı ayda, hatta son 18 ayda sektör, bu modelleri çok daha verimli çalıştırma konusunda muazzam ilerleme kaydetti," diyor Harrison. "Bu, yapay zeka maliyetlerini karşılamakla ilgili değil; müşterilerden gelir elde etmekle ilgili."
Harrison'a göre kullanıcı sayısı arttıkça bu, platformdan daha fazla değer elde etmenin bir yolu hâline geliyor. Şirketin gözlükleri genellikle maliyetine satılıyor. Örneğin Ray-Ban markasını taşımayan ve 299 dolardan satışa sunulan yeni Meta markalı gözlükler bunun bir örneği. Harrison, bu stratejinin gözlüklerin daha fazla kullanıcıya ulaşmasını sağladığını, kullanıcı tabanı büyüdükçe de abonelik hizmetinin gelir yaratmaya başladığını söylüyor.
Ancak abonelik katmanları oluşturmanın riski de bulunuyor. Rakip bir şirket çıkıp bu özelliklerin tamamını ya da büyük bölümünü aylık ücret talep etmeden sunabilir. Bu rakiplerden biri de çok yakında sahneye çıkacak. Google'ın, Samsung ile birlikte ve Warby Parker ile Gentle Monster gözlük markalarıyla iş birliği içinde geliştirdiği akıllı gözlüklerini bu yıl tanıtması bekleniyor. Fiyatlandırma ya da abonelik modeli hakkında henüz bilgi bulunmuyor. Ancak Harrison, Google'ın yapay zeka modellerini çok daha verimli çalıştırma konusunda önemli ilerleme kaydettiğini gösterdiğini ve bu maliyeti üstlenerek özellikleri abonelik yerine doğrudan ürünün bir parçası olarak sunabilecek konumda olabileceğini düşünüyor.
Bu, Google'ın kullanım sınırları uygulamadığı anlamına gelmiyor. Pixel telefonlarda, Video Boost gibi video görüntülerini Google Cloud'a göndererek ışıklandırmayı, renkleri, görüntü sabitlemeyi ve gürültü azaltmayı iyileştiren özellikleri kullanabilmek için belirli bir Google One abonelik paketine sahip olmanız gerekiyor. Google'ın Gemini sohbet botu ücretsiz kullanılabiliyor ancak Gemini Spark gibi bazı özellikler için abonelik gerekiyor. Yeni Google Home hoparlöründe ise daha doğal sohbet deneyimi sunan Gemini Live'ı kullanabilmek için Google Home Premium aboneliği isteniyor.
Apple'ın da akıllı gözlük üzerinde çalıştığı konuşuluyor ve şirket kullanım sınırları konusunda farklı bir yaklaşım izlemiyor. iOS 27 ile gelmesi beklenen yeni yapay zeka destekli fotoğraf düzenleme araçlarını yoğun şekilde kullanmanız hâlinde, kullanmaya devam edebilmek için daha üst seviye bir iCloud+ paketine geçmeniz gerekecek.
"Bunların hepsinin gerçekten değer sunması gerekiyor; aksi takdirde insanlar ücretsiz sürümü tercih eder," diyor Harrison.
Meta da bu özelliklerin kullanıcılar için anlamlı bir değer sunduğuna inanıyor. Örneğin Conversation Focus, işitme güçlüğü yaşayan kişiler için yaşam kalitesini artırabilecek bir özellik olabilir.
"Bu özellik ayda 10 dolar eder mi? Büyük ihtimalle evet," diyor Harrison.
Bu yazı Julian Chokkatt tarafından ilk olarak WIRED'da yayınlanmış olup Samet Kelebek tarafından İngilizce'den çevrilmiştir.
WIRED’de Gear Bölümü Kıdemli Editörü olarak görev yapmakta ve kişisel teknoloji, gadget’lar ve cihazlarla ilgili konuları yönetmektedir. On yıldır tüketici ürünlerini inceliyor ve akıllı telefonlar, tabletler, akıllı saatlerden akıllı gözlüklere ve sanal gerçekliğe kadar mobil teknolojiler konusunda uzmanlaşmıştır. WIRED’da altıncı yılını dolduruyor. Daha önce Digital Trends’te mobil ve giyilebilir cihazlar editörü olarak görev yapmış, akıllı telefonlar ve akıllı saatlerle ilgili haber ve incelemeleri yönetmiştir. Bundan önce ise TechCrunch’ta staj yapmıştır. Rutgers Üniversitesi’nden İngilizce ve gazetecilik lisans derecesiyle mezun olmuştur. Brooklyn’de yaşamaktadır ve teknoloji hakkında yazmadığı zamanlarda video oyunları oynamaktan ve Nikon Z6 III fotoğraf makinesiyle fotoğraf çekmekten keyif almaktadır.