Mahmut Karslıoğlu
Oyun
12 Mart 2026 21:00

John Carpenter's Toxic Commando İncelemesi: Sanki Left 4 Dead ve SnowRunner Evlenmiş Gibi

80'lerin VHS ruhu, SnowRunner mekanikleri ve devasa zombi sürüleri! Tam kaos seven arkadaş gruplarına göre bir oyun

John Carpenter's Toxic Commando İncelemesi: Sanki Left 4 Dead ve SnowRunner Evlenmiş Gibi

Görseller: John Carpenter's Toxic Commando/Saber Interactive

O eski 80'ler korku filmlerini hatırlar mısınız? Hani o bol kanlı, her yerin yapış yapış olduğu, müziğin arkada bangır bangır bağırdığı VHS kasetleri... İşte John Carpenter's Toxic Commando tam olarak o tozlu raflardan fırlayıp gelmiş gibi hissettiriyor. Eğer daha önce arkadaşlarınla Left 4 Dead başında sabahladıysan veya World War Z akınlarına karşı mermi saydırdıysan, bu oyun sana çok tanıdık ama bir o kadar da taze gelecek. Gelin, bu zombi curcunasına beraber dalalım ve bakalım Carpenter bu sefer bize nasıl bir dünya hazırlamış?


Saber Interactive'in evrimi ve önceki işleri

Oyunu geliştiren Saber Interactive, aslında bildiğimiz ve güvendiğimiz bir ekip. Daha önce World War Z ve Warhammer 40,000: Space Marine 2 gibi oyunlarla sürü mekanikleri konusunda rüştünü ispatlamışlardı. Toxic Commando, bu iki oyunun genlerini taşıyor ama üzerine bir de SnowRunner tecrübesini ekliyor. World War Z'deki o devasa düşman dalgalarını alıp, SnowRunner'daki o çamurla imtihan edilen sürüş mekanikleriyle birleştirmişler. Ortaya çıkan şey ise hem tanıdık bir nişancı oyunu hem de ilginç bir hayatta kalma mücadelesi olmuş.



Konu ve karakterlerimiz

Hikaye, insanoğlunun yine rahat durmayıp dünyanın çekirdeğinden enerji çekmeye çalışmasıyla başlıyor. Tabii ki işler sarpa sarıyor ve Sludge God adında eski bir kötülük serbest kalıyor. Bu varlık toprağı balçığa, insanları da mutanta dönüştürüyor. Biz ise bu pisliği temizlemesi için bir milyarder tarafından kiralanan dört paralı askeri yönetiyoruz.

Karakterlerimiz öyle derin dramaları olan tipler değil, tam bir B-film kadrosu: Şakacı lider Walter Irons, silahlara aşık Ruby Pelicano, sakin yapılı Cato Arman ve teknoloji uzmanı Astrid Xu. Her birinin kendine has bir sınıfı var: Saldırı, iyileştirme, mühendislik ve savunma. Oyun boyunca bu sınıfları ve silahlarımızı seviye atlatarak geliştiriyoruz.

Sludge God'ın varlığı sadece düşmanlarla değil, çevreyle de hissediliyor. Haritalarda bulunan "Seeds of God" (Tanrı Tohumları) gibi nesneler hem bu varlığın dünyayı nasıl enfekte ettiğini simgeliyor hem de oyuncuların yeteneklerini geliştirmesi için bir kaynak görevi görüyor.



Oynanış mekanikleri ve çamurla dans

Oyunun temelinde dört kişilik kooperatif bir FPS deneyimi yatıyor. Vuruş hissi oldukça tok ve tatmin edici. Silahların her biri elinizde farklı hissettiriyor. Ancak oyunu rakiplerinden ayıran en büyük özellik araç kullanımı. Haritalar oldukça geniş ve yaya gezmek tam anlamı ile bir intihar sebebi. Ambulanstan ağır zırhlı Humvee'ye kadar birçok araç seçeneğimiz var.

Saber'in sürüş simülasyonu tecrübesi elbette burada devreye giriyor. Araçlar sadece gitmek için değil, üzerlerindeki taretler ve vinç sistemleriyle birer savaş makinesi. Vinç sistemi özellikle kritik. Çünkü hem balçığa saplanan araçları kurtarmak hem de haritadaki gizli konteynerleri açmak için buna ihtiyacınız var. Ayrıca bazı bölgelerde savunma kurmanız, makineli tüfek taretlerini onarmanız veya elektrikli çitler çekmeniz de gerekiyor.



Zorluk, yapay zeka ve teknik detaylar

Oyunda dört farklı zorluk seviyesi bulunuyor ve zorluk arttıkça strateji daha da önemli hale geliyor. Eğer yalnız oynamak isterseniz, diğer üç karakteri yapay zeka kontrol ediyor. Botlar düşük zorluk seviyelerinde işini yapsa da, yüksek zorluklarda biraz yetisiz kalabiliyorlar ve sizi kurtarmaya çalışırken kendilerini feda ediyorlar.

Performans tarafında ise oyun şaşırtıcı derecede iyi. Xbox Series S üzerinde yaptığımız testlerde, ekranda yüzlerce düşman varken bile herhangi bir kare hızı düşüşü yaşamadık. Oyunun kullandığı "Swarm Engine" teknolojisi ile patlamalar, ateş efektleri ve zombi parçalanma detayları bu aksiyon dolu anlarda akıcılıktan ödün vermeden sunuluyor. Ancak performansın akıcılığına rağmen, Xbox genelinde (Series X dahil) yükleme sürelerinin oldukça uzun olduğu, bir göreve başlamanın bazen 3 dakikayı bulabildiği oluyor.

Görsel kalite, özellikle patlamalar ve zombi parçalanma detayları açısından ise oldukça başarılı. Ancak yükleme süreleri biraz can sıkıcı olabiliyor ve bazen bir göreve girmek dakikalar alıyor.





Görsel ve işitsel şölen

Oyunun ruhunu asıl yansıtan şey ise sesler. John Carpenter'ın o meşhur 80'ler synth müzikleri arka planda çalarken kendinizi bir aksiyon filminin içinde hissediyorsunuz. Ses efektleri ve karakterlerin o klişe ama eğlenceli diyalogları atmosferi tamamlıyor. Müzikler Carpenter'ın Halloween veya The Thing gibi eserlerindeki o bilindik ruhu yaşatıyor. Görsel olarak ise çamur, kan ve metalin uyumu çok iyi yansıtılmış.


WIRED
80’lerin o şahane "B-movie" atmosferi, John Carpenter imzalı efsanevi synth müzikleri ve ekranda aynı anda yüzlerce zombiyi kasmadan uçuran Swarm Engine teknolojisi. SnowRunner tadındaki araç sürüşü, vinç mekanikleri ve bir kamyonun üzerine taret kurup çamurları yara yara zombi ezmek tam bir adrenalin bombası. Arkadaşlarınla koordineli bir şekilde savunma kurup hordalara karşı mermi boşaltmak oyunun en keyifli yanı.
TIRED
Xbox üzerinde bazen 3 dakikayı bulan ve insanın ömründen ömür çalan o bitmek bilmeyen yükleme süreleri. Yüksek zorluk seviyelerinde yanınızda gerçek oyuncu yoksa sizi kurtarmaya çalışırken intihar eden ve "ruhsuz" hissettiren yapay zeka yoldaşları. Ayrıca, bazı görevlerde sizi kaplumbağa hızına düşüren o yapış yapış çamur mekaniği de can sıkıcı detaylar.

Sonuç

Maalesef oyun şu an için Xbox Game Pass veya PlayStation Plus kütüphanelerinde yer almıyor. Satın alıp almama konusuna gelirsek, eğer arkadaş grubunuzla oynamalık, beyninizi yormayan ama heyecanı yüksek bir aksiyon arıyorsanız Toxic Commando kesinlikle doğru adres. Tek başınıza da eğlenebilirsiniz ama oyunun asıl tadı diğer oyuncularla koordine olduğunuzda çıkıyor. 80'lerin o vahşi ve eğlenceli ruhunu özlediyseniz, bu oyuna bir şans vermelisiniz.


Yayıncı Focus Entertainment

Geliştirici Saber Interactive

Platform Xbox Series X/S, PS5, PC

Oyun Türü Kooperatif FPS / Hayatta kalma

Web Sitesi https://www.focus-entmt.com/en/games/john-carpenters-toxic-commando

30 yıldır teknoloji üzerine yazılar yazmaktadır. Türkiye'nin ilk oyun dergisinin kurucu ekibinde yer almış ve önemli teknoloji dergilerinden birinde muhabirlikten başlayan ve Genel Yayın Yönetmenliğine kadar uzanan uzun bir süreçte teknoloji içerikleri üretmiştir. Ayrıca şu anda yürüttüğü Wired Türkiye Dijital Direktörlüğünden önce bir başka yayın grubunun Video Projeler ve Teknoloji İçerikleri Yönetmenliğini de üstlenmiştir. Oyun ve geleceğin teknolojileri üzerine özel ilgisi vardır.

Mahmut Karslıoğlu

DAHA FAZLASI

Pikseller Diyarında

Türkiye'nin en hızlı unicorn'u Loom Games'le oyuna devam.

Eyyüp Karagüllü

Pragmata İncelemesi: Siz Diana'yı Değil Diana Sizi Koruyacak

Capcom’un yeni bombası Pragmata, sevimli küçük android karakteri ile sizi kalbinizden vuracak

Mahmut Karslıoğlu

‘Emergent Gameplay’ Nedir ve Neden Video Oyun Tasarımını Değiştiriyor?

Bu sadece hareket özgürlüğüyle ilgili değil: Her oyunu farklı kılan bir belirsizlik düzeyi ortaya koyuyor ve oyuncu ile oyun arasındaki ilişkiyi kökten değiştiriyor.

Silvio Mazzitelli

Pahalı bilgisayarlar ve konsollar olmadan oynamak için en iyi bulut tabanlı oyun servisleri

Oyuncular arasında giderek popülerleşen "bulut", sabit iş istasyonlarına harika bir alternatif.

Silvio Mazzitelli