Mahmoud Aslan
Siber Güvenlik
4 Mart 2026 13:22

İran'ın İnternetsiz Fikir İşçileri

İran’da üst düzey yetkililerin öldüğü ABD ve İsrail saldırılarının ardından hükümet, ülkenin internet bağlantısını kesti. Gazeteciler ise uydu bağlantıları, şifreli uygulamalar ve gizlice çıkarılan görüntülerle haber akışını sürdürmeye çalışıyor.

İran'ın İnternetsiz Fikir İşçileri

İran'ın İnternetsiz Fikir İşçileri

İran’da son saldırıların ardından ülke neredeyse tamamen dijital olarak dış dünyadan koptu. İsrail ve ABD tarafından gerçekleştirildiği belirtilen saldırılarda üst düzey İranlı yetkililerin öldürülmesinin ardından hükümet, güvenlik gerekçesiyle ülke genelinde internet erişimini büyük ölçüde kesti. Ancak bu tür kesintiler İran’da yeni değil. Hükümet, kriz dönemlerinde iletişimi kontrol altına almak için interneti sık sık kısıtlıyor. Yine de bu sefer kesintinin boyutu oldukça geniş, öyle ki bağlantı seviyesinin normal kapasitenin yaklaşık yüzde 4’üne kadar düştüğü belirtiliyor. Bu durum, ülkedeki gazeteciler ve insan hakları aktivistleri için ciddi bir engel yaratıyor. Çünkü bilgi akışı neredeyse tamamen kesilmiş durumda. Peki İran’da olan bitenlerden nasıl haberdar olabiliyoruz?


Uydu İnterneti Devrede

İran’da çalışan gazeteciler bu tür kesintilere karşı yıllar içinde alternatif yöntemler geliştirmiş durumda. Tahran merkezli gazeteci Mostafa Zadeh, hükümetin bu tür krizlerde interneti kapatmasının artık rutin hale geldiğini söylüyor. Zadeh’e göre devletin temel amacı, ülke içindeki iletişim ağlarını kontrol altına almak ve dış istihbarat bağlantılarını kesmek olsa da bu politika, en çok gazetecileri etkiliyor. Gazeteciler haber gönderebilmek için şifreli mesajlaşma uygulamaları, uluslararası telefon görüşmeleri, SMS ve ülke dışına kaçırılan görüntüler gibi yöntemlere başvuruyor. Signal ve Threema gibi uçtan uca şifreleme kullanan uygulamalar bu süreçte en önemli araçlar arasında yer alıyor.


Yan Etki: İdam Riski

İran’daki internet kesintileri sırasında en güçlü alternatif ise hiç şüphesiz uydu interneti. İnsan hakları aktivisti Erfan Khorshidi’ye göre bazı muhalif gruplar ülkeye gizlice Starlink terminalleri sokarak uydu üzerinden bağlantı kurmayı başardı. Bu sayede fotoğraf ve videolar gerçek zamana yakın şekilde ülke dışına aktarılabiliyor. Yani uydu internet, iletişimin kısıtlı olduğu ortamda gazetecilere ilaç oluyor. Tabii her ilaç gibi bunun da bazı yan etkileri yani riskleri var. İran’da 2025’te yürürlüğe giren yeni casusluk yasaları, yabancı devletlerle bağlantılı olduğu düşünülen iletişim faaliyetlerini ağır şekilde cezalandırıyor. Bu suçlamalar idam cezasına kadar varabiliyor. Bu nedenle birçok gazeteci uydu bağlantısını kullanmaktan çekiniyor. Hiç de haksız değiller. Zira İnsan hakları örgütü Amnesty International’a göre İran 2025 yılında 1000’den fazla idam gerçekleştirdi. Bu sayı son on yılın en yüksek seviyesi olarak kayda geçti. İsrail ile gerilimin tırmandığı 2025 yazından bu yana ise en az 15 kişi “casusluk” suçlamasıyla idam edildi.


Olaylara Yukarıdan Bakmak

Bu arada İran’daki bilgi akışı yalnızca saha kaynaklarına dayanmıyor. Uluslararası medya kuruluşları artık ticari uydu görüntülerini de yoğun biçimde kullanıyor. Maxar Technologies ve Planet Labs gibi şirketlerin sağladığı yüksek çözünürlüklü görüntüler sayesinde gazeteciler saldırıların etkisini analiz edebiliyor. Avrupa Uzay Ajansı’nın Copernicus programı da bu tür analizlerde kullanılan veri kaynakları arasında. Gazeteciler uydu görüntülerini kullanarak yıkılan binaları, hasar gören askeri tesisleri veya araçları tespit edebiliyor. Ancak bu yöntem her şeyi göstermiyor. Uydu görüntüleri insanların kimliğini ya da kesin can kaybını doğrulamak için yeterli değil. Bu nedenle haberler genellikle tanık ifadeleri, video kayıtları ve farklı kaynaklardan gelen verilerle doğrulanıyor. Yani ne olursa olsun internet, sesini dünyaya duyurmak isteyen toplumlar için olmazsa olmaz. İnternete erişimin engellenmesi karşısında tek çözüm ise henüz birkaç yıl öncesine kadar marjinal bir araç olan uydu internet. İran’da yaşananlar ise bir zamanların ‘underdog’ teknolojisinin artık küresel iletişim ekosisteminin kalıcı bir parçasına dönüştüğünü kanıtlıyor. 2026’nın başından bu yana çokuluslu teknoloji devlerinin yatırım hamleleri de bunu doğruluyor.


'Bu haber ilk olarak WIRED Middle East tarafından yayınlanmış olup Arda Aşık tarafından İngilizceden çevrilmiştir'

WIRED Middle East Serbest Yazarı

Mahmoud Aslan

DAHA FAZLASI

Çin’in Önde Gelen Yapay Zeka Uzmanlarıyla Görüştüm. Onlar da Panik içinde

Çin ile ABD arasındaki yapay zeka silahlanma yarışı, her iki tarafın araştırmacılarını bir “Çernobil anı” konusunda endişelendiriyor.
Will Knight

Meta, akıllı gözlükleri için yüz tanıma kodunu sessizce milyonlarca telefona ekledi

WIRED’ın incelediği kodlar, Meta’nın akıllı gözlük platformuna gömülü, henüz yayımlanmamış bir yüz tanıma sistemini ortaya çıkardı. Sistem, kullanıcıların telefonlarında saklanan biyometrik veriler üzerinden insanları tanımlamak üzere tasarlanmış.
Dhruv Mehrotra

Açık Kaynak Yazılımın İki Yüzü

Açık kaynak yazılımlar, bir yandan kamusal faydayı ve teknik yaratıcılığı mümkün kılıyor; diğer yandan AI araçlarıyla dakikalar içinde klonlanıp ticari ürüne dönüştürülebiliyor. Bu yeni hız, yazılım emeğinin hukuki ve etik sınırlarını tartışmaya açıyor
E. Can Özer

2026'da Çevrimiçi Verilerinizi Nasıl Koruyabilirsiniz?

Yıllardır kimlik avı, gramer hatalarından anlaşılırdı. Artık bu uyarı sinyali çalmıyor. İşte çevrimiçi ortamda kendinizi korumak için tüm stratejiler
Dario Delia