İnternetin Zayıf Noktası Denizler Altında
Svalbard yakınlarında kritik iletişim kablolarını devre dışı bırakmaya yönelik bir Rus denizaltı tatbikatının engellendiğini bildirildi. Türkiye’ye uzanması planlanan yeni veri hatları, hız ve kapasite hesabının yanına yedek güzergah ve güvenlik hesaplarını da ekliyor.
Görsel: Don Farrall / gettyimages
Denizlerin altında devasa kablolar dünyaları birbirine bağlıyor. Veri merkezleri, karadaki fiber hatlar, kablo iniş istasyonları ve deniz tabanındaki bağlantılar arasında birbirlerine ulaşıyor. Dünyanın finans, haberleşme ve internet trafiğinin büyük bölümü bu fiziksel ağın üzerinde taşınıyor.
Kuzey Kutbu’ndaki Svalbard takımadalarını Norveç ana karasına bağlayan iki fiber optik kablo, bu ağın küçük ama özel bir parçası. Hatlar, dünyanın en büyük uydu yer istasyonlarından biri olan SvalSat’a inen uydu verilerini taşıyor. Reuters’ın 10 Eylül’de yayımladığı özel habere göre, Rusya’nın derin deniz faaliyetlerinden sorumlu GUGI birimi ilkbaharda bu kabloların yakınında bir tatbikat yürüttü.
Habere konuşan iki Batılı yetkili, Rus denizaltılarının derin deniz araçlarıyla bir sabotaj teknolojisinin kullanımını simüle ettiğini söyledi. Britanya, Norveç ve ABD unsurlarının gemileri takip ettiği, tatbikat tamamlanmadan bölgeden uzaklaşmalarını sağladığı bildirildi. Kablolara zarar verilmedi. Reuters, kullanılan teknolojinin ne olduğunu da öğrenemedi.
Bu ayrıntılar önemli çünkü kablo kesilmesi, veri merkezine düzenlenen bir saldırıdan farklı bir güvenlik sorunu yaratıyor. Deniz tabanındaki hasarın kaynağını belirlemek zaman alabiliyor. Bir geminin çapası, balıkçılık faaliyeti, teknik arıza veya kasıtlı müdahale birbirine benzeyen sonuçlar doğurabiliyor. Kablonun kimin tarafından, neyle ve hangi amaçla zarar gördüğünü kanıtlamak ise diplomatik krizin ilk aşaması haline geliyor.
Svalbard ile ana kara arasındaki iki hat yaklaşık 1.400 kilometre uzunluğunda ve bazı noktalarda 2.700 metre derinlikten geçiyor. Bu derinlik, kabloları erişilmez kılmıyor; onarımı yavaş ve pahalı hale getiriyor. Bir kesinti olduğunda kabloyu yüzeye çıkarabilecek özel geminin, yedek parçanın ve güvenli çalışma alanının bulunması gerekiyor.
Rusya Savunma Bakanlığı Reuters’ın sorularına yanıt vermedi. Kremlin daha önce Avrupa’daki denizaltı altyapısına yönelik sabotaj iddialarını reddetmişti. Reuters’ın haberi, Rusya’nın kabloya saldırdığına ilişkin bir delil sunmuyor. Yeni olan, Batılı yetkililerin tatbikatın yeri, amacı ve ABD’nin müdahaledeki rolü hakkında ilk kez ayrıntı vermesi.
Güvenlik endişeleri
Son yıllarda veri merkezleri yapay zeka altyapısının sembolüne dönüştü. Ancak bu merkezlerin işe yaraması için birbirlerine, müşterilere ve başka kıtalardaki sunuculara kesintisiz bağlanmaları gerekiyor. Daha fazla işlem gücü, daha fazla fiber, daha fazla denizaltı kablosu ve daha fazla enerji hattı anlamına geliyor.
Bu yüzden yeni bir veri koridorunun değeri gecikme süresinden ibaret değil. Aynı verinin başka bir güzergaha ne kadar hızlı aktarılabileceği, hangi iniş istasyonlarının korunacağı ve bir hasar durumunda onarımın kim tarafından yapılacağı da yatırım kararının parçası.
Türkiye bu tartışmanın dışında değil. Şubat ayında Reuters’ın duyurduğu WorldLink projesi, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Irak’a denizaltı kablosuyla ulaşıp Türkiye sınırına kadar karadan ilerleyecek 700 milyon dolarlık bir hat planını içeriyor. Projenin arkasındaki konsorsiyum, rotanın Süveyş Kanalı çevresindeki geleneksel güzergahlara göre daha kısa bir bağlantı sağlayacağını savunuyor. Uygulamanın beş yıla yayılması planlanıyor.
WorldLink henüz tamamlanmış bir altyapı değil. Svalbard’daki olayın Türkiye’ye uzanan hatta yönelik bir tehdit oluşturduğunu söylemek için de veri yok. Fakat iki haber aynı soruyu ortaya çıkarıyor: Veri taşımacılığında alternatif rota inşa etmek yeterli mi, yoksa bu rotanın kesildiği gün devreye girecek sistem de en baştan tasarlanmalı mı?
Bir kablo hattı, haritada iki nokta arasına çekilmiş ince bir hat gibi görünüyor. Gerçekte ise veri merkezlerinden limanlara, deniz kuvvetlerinden telekom şirketlerine ve sigortacılara uzanan büyük bir lojistik düzenek. İnternetin gün geçtikçe ‘bulut’ olarak anılması, bu altyapının fiziki olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
Türkiye’nin veri koridoru olma iddiası büyüdükçe, tartışma da kablonun ne kadar hızlı olduğu kadar, kesildiğinde ne kadar sürede ve hangi koşullarda yeniden çalışacağına dönecek.
Antikitenin kadim dillerinden dijitalin kodlarına uzanan disiplinlerarası bir köprüden geçmekte. WIRED Türkiye ile teknolojiyi sorunsallaştırırken, yedi sanatı yanına alarak öğrenmenin ve paylaşmanın peşinden gidiyor. 98 model, Boğaziçili.