Çağla Üren
Bilim
9 Nisan 2026 12:30

İnsanlar Her Yıl 338 Kelime Daha Az Konuşuyor

Yeni bir araştırma, insanların günlük hayatta kullandıkları kelime sayısının son 15 yıldır istikrarlı bir şekilde azaldığını ortaya koydu.

İnsanlar Her Yıl 338 Kelime Daha Az Konuşuyor

İlüstrasyon: Westend61/gettyimages

Kendi kendine ödeme üniteleri, GPS navigasyon sistemleri ve dokunmatik sipariş ekranlarının hayatımızı kuşattığı modern dünyada, yüz yüze iletişimin sessizce yok olduğuna dair bilimsel kanıtlar geliyor. Perspectives on Psychological Science'ta yayımlanan yeni bir araştırma, insanların günlük hayatta kullandıkları kelime sayısının son 15 yıldır istikrarlı bir şekilde azaldığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, her geçen yıl dağarcığımızdan ortalama 338 sözlü kelime eksiliyor.


Tesadüfen ortaya çıkan çarpıcı gerçek

Arizona Üniversitesi’nden psikoloji profesörü Matthias Mehl, aslında bu araştırmaya bambaşka bir amaçla yola çıkarak başladı. 2007 yılında yayımlanan ve kadınlar ile erkekler arasındaki konuşkanlık farklarını inceleyen makalesini güncel verilerle tekrarlamak isteyen Mehl, beklemediği bir sonuçla karşılaştı.


Missouri-Kansas City Üniversitesi’nden Dr. Valeria Pfeifer ile birlikte 2005-2019 yılları arasında yapılan 22 farklı çalışmayı ve 2 bin 200 katılımcıyı inceleyen Mehl, günlük konuşulan kelime sayısının çarpıcı biçimde düştüğünü gördü. Bulgulara göre, 2007'de bu sayı 15 bin 900'ken 2019'da 12 bin 700’e geriledi.


Dijital Dönüşüm ve 'tesadüfi' sohbetlerin kaybı

Araştırmacılar, bu düşüşün temelinde sadece akıllı telefonlar ve sosyal medyanın olmadığını, toplumsal yapının kökten değiştiğini vurguluyor. Veriler yaş gruplarına göre ayrıldığında, 25 yaş altı gençlerin her yıl ortalama 452 kelime kaybederek en sert düşüşü yaşadığı görülse de, ileri yaştaki yetişkinlerde de yıllık 314 kelimelik bir azalma söz konusu.


Profesör Mehl, bu kaybın 'küçük ve tesadüfi' karşılaşmaların yok olmasından kaynaklandığını belirtiyor. Buna göre bir kasiyere soru sormak, bir yabancıdan yol tarifi almak veya bir komşuyla ayaküstü sohbet etmek artık hayatımızda daha az yer kaplıyor.


Yazışmak konuşmanın yerini tutar mı?

Öte yandan uzmanlar, mesajlaşma ve sosyal medyanın toplam kelime üretimini artırmış olabileceğini de kabul ediyor. Ancak bunun sosyal bir doyum sağlamadığını düşünüyorlar. Mehl, sözlü kelimelerin yazılı metinlerin sunamadığı bir 'varlık', 'tonlama' ve 'kendiliğindenlik' taşıdığını ifade ediyor.


Araştırmada kullanılan verilerin 2019’da sona erdiğine dikkat çeken bilim insanları, pandemi sürecinin bu sosyal kopuşu daha da hızlandırmış olabileceği konusunda endişeli.


"Yalnızlık epidemisi"nin ayak sesleri

Araştırmacının daha önce dikkat çektiği 'yalnızlık epidemisi' ve sosyal bağların zayıflaması sorunu, bu araştırmayla nesnel bir veriye kavuşmuş oldu. Ekibe göre kaybedilen o 338 kelime, sadece tek bir uzun sohbetin eksilmesi anlamına gelmiyor; gün içine yayılmış küçük ama değerli insani temasların birer birer silinmesi anlamına geliyor.


Araştırmacılar bu durumun toplumun ruh sağlığı ve sosyal dokusu için sessiz ama derin bir tehdit oluşturduğu görüşünde.

Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.

Çağla Üren

DAHA FAZLASI

Akdeniz'de 'Et Yiyen Bakteri' Tartışması: Türkiye Risk Altında Mı?

Uzmanlar, "et yiyen bakteri" konusundaki gelişmelerin artan deniz suyu sıcaklıkları ve iklim krizinin etkileriyle yakından bağlantılı olduğuna dikkat çekerken, et yiyen bakteri türlerinin Türkiye'nin Akdeniz kıyılarını da etkileyip etkilemeyeceği yönünde soru işaretleri gündeme geldi.
Çağla Üren

Düşük Testosteron Kanser Riskiyle İlişkili Çıktı

Yeni araştırmaya göre, testosteron düzeyi en düşük yüzde 20'lik grupta bulunan erkeklerin, en yüksek yüzde 20'lik gruba kıyasla, ilerleyen yıllarda kanser nedeniyle hayatını kaybetme riski yüzde 18 daha yüksekti.
Çağla Üren

DSÖ, Avrupa’daki Şiddetli Sıcak Dalgası Nedeniyle Uyarıyor

Tek bir haftada 1.300’den fazla kişinin hayatını kaybetti. “İklim değişikliği ve küresel ısınmanın etkisiyle, eskiden bir nesilde bir kez görülen sıcak dalgası olgusu artık neredeyse her yıl yaşanıyor,” diyor WHO direktörü. İspanya, Fransa ve Almanya en çok etkilenen ülkeler.
Javier Carbajal

Venezuela, Japonya Ve ABD: Art Arda Meydana Gelen Depremler Bağlantılı Olabilir Mi?

Kısa bir süre içinde bu kadar büyük depremin peşi sıra yaşanması kamuoyunu korkutacak derecede sıra dışı görünüyor, ancak uzmanlara göre bu sarsıntıların birbiriyle ilişkili olduğuna dair bir kanıt yok.
Çağla Üren