İnsan Dilinin İlk Şifresi Çözüldü: 'Sadece iki kelimeyle başladık'
Yeni bir araştırmaya göre, insan dilinin en erken formu; zaman ekleri, özne-nesne ayrımı veya katmanlı gramer yapıları olmayan, sadece 'balık yakala' veya 'mızrak fırlat' gibi basit fiil-isim ikililerine dayanıyordu.
İlüstrasyon: stellalevi/gettyimages
İnsan dili, karmaşık cümleler ve dil bilgisi kurallarından önce sadece iki kelimelik basit eşleşmelerden mi ibaretti? Yeni bir araştırma, dillerin kökenine dair önemli bir teori sundu. Araştırmaya göre, insan dilinin en erken formu; zaman ekleri, özne-nesne ayrımı veya katmanlı gramer yapıları olmayan, sadece "balık yakala" veya "mızrak fırlat" gibi basit fiil-isim ikililerine dayanıyordu.
Hız ve netliğin hassasiyetten daha önemli olduğu erken insan topluluklarında, bu sade yapı hayatta kalmak için yeterliydi. Modern dillerde hala varlığını sürdüren ve dilbilimcilerin "yaşayan fosiller" olarak adlandırdığı bazı kalıplar, konuşma yeteneğimizin nasıl ortaya çıktığına dair adeta bir zaman tüneli açıyor.
Dil bilimsel fosiller
Aslında bu antik sistemin izlerine günlük hayatta fark etmeden sıkça rastlıyoruz. Türkçedeki "vatansever", "hacıyatmaz", "kapkaç" veya İngilizcedeki "pickpocket" (yankesici) ve "killjoy" (oyunbozan) gibi kelimeler, bir fiil ve bir ismi tek bir yapıda birleştiriyor.
Bu kelimelerin en dikkat çekici özelliği, modern dil bilgisi kurallarına tam olarak uymamaları. Örneğin "kapkaç" kelimesinde eylemi kimin yaptığı veya ismin tam olarak hangi işlevi gördüğü gramer açısından belirsiz. Bu belirsizlik, dilin henüz tam yapısal bir kimlik kazanmadığı dönemlerin bir yansıması.
Mizah ve metaforun doğuşu
Araştırmacılara göre bu basit iki kelimelik kombinasyonlar sadece fiziksel eylemleri tarif etmekle kalmadı, dilin kapasitesini de genişletti. Somut kelimelerin yan yana gelmesi, soyut düşüncelerin ve metaforların kapısını araladı. "Zaman uçup gidiyor" veya "kalbi kırılmak" gibi ifadeler, kelimelerin sözlük anlamlarını aşarak karmaşık düşünce yapılarının temelini attı.
Aynı mekanizma mizahın da temelini oluşturdu. Beklenmedik veya hafif uyumsuz kelime eşleşmeleri şaşkınlık yaratarak komik durumları ortaya çıkardı. Bugün bile pek çok şaka ve hakaret, imge odaklı bu hızlı kelime eşleşmelerine dayanıyor. Araştırmacılar, insanların kelimeleri bu minimal formlarda birleştirmeye başlamasının bir dönüm noktası olduğunu savunuyor. Buna göre dil, sadece bir iletişim aracı olmaktan çıkıp dünyayı hayal etme, abartma ve yeniden yorumlama biçimine dönüştü.
En hazırcevap olanın hayatta kalması
Araştırmacılara göre, dilin bu erken formu sosyal rekabette de kritik bir rol oynadı. Zekice ve akılda kalıcı kelime kombinasyonları oluşturabilme yeteneği, bireylerin toplumda öne çıkmasını sağlıyordu. Hızlı ve etkileyici bir dil kullanımı; statü kazanmak, rakiplere meydan okumak veya dikkat çekmek için kullanılıyordu.
Araştırmacılar bu dinamikleri, biyolojik evrimdeki "en güçlü olanın hayatta kalması" ilkesine atıfta bulunarak "en hazırcevap olanın hayatta kalması" (survival of the wittiest) olarak tanımlıyor. Zamanla bu basit iki kelimelik yapılar, üzerine zaman ekleri ve cümle dizilimleri gibi katmanlar eklenerek bugünkü karmaşık dillerin temelini oluşturdu.
Ancak dil ne kadar gelişirse gelişsin, o ilk yapı taşları modern konuşmamızın içinde, insan dilinin nasıl başladığına dair küçük ama güçlü izler olarak kalmaya devam ediyor.
Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.
Çağla Üren
DAHA FAZLASI
Ekzoskeletonlarla İnsan 2.0
Tülin Açıkbaş
Türkiye Saç Ekim Endüstrisini Nasıl ‘Hack’ledi?
Levent Daşkıran
Atomun Suyla Dansı
Mustafa Orhun Çetin
Türkiye’nin Uzay SAHA’sı
Samet Kelebek