CERN'den Bilimkurgusal Deney: Antimadde İlk Kez Kamyonla Taşındı
CERN'de yapılan tarihi deneyde antimadde parçacıkları BASE-STEP adı verilen bir muhafaza cihazı sayesinde ilk kez kamyona yüklenerek bozulmadan taşındı.
Fotoğraf: Harry Hart/gettyimages
Dünyanın önde gelen parçacık fiziği laboratuvarı Avrupa Nükleer Araştırma Örgütü (CERN) bünyesinde çalışan bilim insanları, fizik tarihinde bir ilke imza atarak antimaddeyi laboratuvar dışına taşımayı başardı.
Tarihi bir deney kapsamında yürütülen çalışmada, antiproton içeren bir tuzak sistemi kamyonla taşındı. "BASE" deneyi kapsamında gerçekleştirilen bu çalışma, antimaddenin son derece hassas yapısı nedeniyle bilim dünyasında büyük bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Antimadde nedir?
"Karşıt madde" diye de adlandırılan antimadde, normal maddenin temel parçacıklarının (elektron, proton, nötron) zıt elektrik yüküne sahip parçacıkların (pozitron, antiproton, antinötron) oluşturduğu madde türüne deniyor. Antimadde, normal maddeyle neredeyse aynı özelliklere sahip, ancak elektrik yükü ve manyetik moment gibi temel özellikleri ters işaretli.
Fizik teorilerine göre, evreni oluşturduğu varsayılan Büyük Patlama sırasında eşit miktarda madde ve antimadde oluşmuş olmalıydı. Ancak bugün evren, neredeyse tamamen maddeyle dolu. Bu dengesizlik, modern fiziğin en büyük gizemlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bilim insanları, bu farkın henüz keşfedilmemiş temel fiziksel özelliklerden kaynaklanabileceğini düşünüyor. CERN'de yapılan deneylerde de işte bu fiziksel özelliklerin ne olabileceği araştırılıyor.
Antimadde kamyona nasıl yüklendi?
CERN araştırmacıları son deneylerinde negatif yüklü yüklü protonlar (antiproton) için özel bir "kutu" tasarladı. Ancak antimadde parçacıkları herhangi bir şeye temas ettiğinde anında yok olduğu için bu kutu manyetik ve elektrik alanlarla donatıldı.
Böylece antiproton parçacıkları kutu içinde hiçbir şeye değmeden, havada asılı kalabildi. Araştırmacılar bu sistemi aşırı soğuk tutarak stabil hale getirdi ve böylece 92 antiprotondan oluşan küçük bir "parçacık bulutu" oluşturulup muhafaza edildi.
Daha sonra ekip, bu kutuyu büyük deney düzeneğinden ayırıp fiziksel olarak bir kamyona yükledi. Kutu taşındıktan sonra yeniden deney düzeneğine entegre edilince ekip, deneylerine kaldıkları yerden devam edebildi.
Bilimkurguda sık işlenen bir tema
Antimaddenin bu şekilde “temassız, kontrollü ve aşırı hassas koşullarda taşınması” fikri aslında bilimkurgunun da çok sevdiği bir tema. Örneğin Star Trek evreninde antimadde tıpkı deneydeki gibi manyetik alanlarla “şişe içinde” tutularak taşınıyor ve yıldızlararası yolculuğun temel enerji kaynağı olarak kullanılıyor. Bazı senaryolarda ise antimadde, şehirleri yok edebilecek güçte bir silah yapımında kullanılırken resmediliyor. Ancak bugün böyle bir teknoloji gerçekte mevcut değil.
Deneyin amacı ne?
BASE deneyinin temel amacı ise antiprotonların özelliklerini son derece hassas şekilde ölçmek ve bunları protonlarla karşılaştırmak. Ancak bu çalışmalar, CERN’deki “antimadde fabrikası” olarak bilinen tesisin teknik sınırlarına takılıyor.
CERN'den yapılan açıklamada, deney sözcüsü Stefan Ulmer, laboratuvar ortamındaki çok küçük manyetik dalgalanmaların bile ölçüm hassasiyetini sınırladığını belirtti. Bu dalgalanmalar, Dünya’nın manyetik alanından 20 bin kat daha zayıf olsa da yapılan ölçümlerin hassasiyeti nedeniyle önemli bir engel oluşturuyor.
Bu nedenle bilim insanları, deneyleri daha stabil ortamlara taşımayı hedefliyor. CERN, dünyada antiprotonların üretilebildiği, depolanabildiği ve incelenebildiği tek merkez konumunda. Bu süreçte iki önemli sistem kullanılıyor:
BASE-STEP: Antimaddeyi yolda tutan teknoloji
BASE ekibi, antiprotonları bir yıldan uzun süre saklama rekoruna da sahip. Ancak daha hassas ölçümler için yeni bir yaklaşım geliştirildi: taşınabilir antimadde tuzağı. Geliştirilen sistem, BASE-STEP adı verilen ve yukarıda bahsi geçen taşınabilir bir deney "kutusu". Ancak bu kutu, yaklaşık 1 ton ağırlığında. BASE-STEP, süperiletken mıknatıs sıvı helyumla çalışan kriyojenik soğutma sistemi, vakum odası, elektrik ve manyetik alanlarla parçacık hapsi gibi bileşenlerden oluşuyor.
Sistem, laboratuvar kapılarından geçebilecek kadar kompakt ve taşıma sırasında oluşan titreşimlere dayanabilecek şekilde tasarlandı. Proje lideri Christian Smorra, bu sistem sayesinde antiprotonların farklı laboratuvarlara taşınarak çok daha hassas ölçümlerin yapılabileceğini belirtiyor. Bilim insanlarının nihai hedefi ise antiprotonları Almanya’daki Heinrich Heine University Düsseldorf başta olmak üzere farklı Avrupa laboratuvarlarına ulaştırmak.
Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.
Çağla Üren
DAHA FAZLASI
Ekzoskeletonlarla İnsan 2.0
Tülin Açıkbaş
Türkiye Saç Ekim Endüstrisini Nasıl ‘Hack’ledi?
Levent Daşkıran
Atomun Suyla Dansı
Mustafa Orhun Çetin
Türkiye’nin Uzay SAHA’sı
Samet Kelebek