Çağla Üren
Bilim
29 Nisan 2026 08:12

Bilim İnsanları Hayaletlerin Gizemini Çözmüş Olabilir: 'İnfrasonik Sesler Kortizolü Yükseltiyor'

Yeni araştırma, borulardaki titreşimler, havalandırma sistemleri, trafik uğultusu ya da rüzgar türbinleri gibi kaynaklardan yayılan 'infrasonik' seslerin tükürükteki kortizol seviyesini yükselttiğini ortaya koyuyor.

Bilim İnsanları Hayaletlerin Gizemini Çözmüş Olabilir: 'İnfrasonik Sesler Kortizolü Yükseltiyor'

İlüstrasyon: id-work/gettyimages

Yeni bilimsel çalışma, "perili" veya "hayaletli" olduğuna inanılan mekanlarda hissedilen ürpertici deneyimin aslında insan kulağının duyamadığı seslerin hormonları etkilemesinden kaynaklandığını iddia ediyor. Kanada’nın Alberta eyaletindeki MacEwan Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nün bir üyesi olan profesör Rodney Schmaltz ve ekibinin araştırmasının bulgularına göre, borulardaki titreşimler, havalandırma sistemleri, trafik uğultusu ya da rüzgar türbinleri gibi kaynaklardan yayılan "infrasonik", yani insan kulağının duyamadığı düşük frekanslı seslerin tükürükteki kortizol seviyesini yükselttiğini ortaya koyuyor. Kortizol "stres hormonu" olarak da biliniyor.


18.9 Hz: Duyulmayan ama hissedilen ses

İnsan kulağı 20 Hz'nin altında kalan sesleri duyamıyor. Yeni çalışma, yaklaşık 18.9 Hz seviyesindeki bu seslerin insan vücudu üzerindeki etkisini doğrudan test etti. Araştırmacılar, katılımcıları bir odaya alarak hem sakin hem de rahatsız edici müzikler dinletti; bazı katılımcılar ise gizli hoparlörlerden yayılan infrasonik seslere maruz bırakıldı.


Sonuçlar dikkat çekiciydi: Katılımcılar, müziğin türünden bağımsız olarak, infrasonik sesler açıkken daha huzursuz ve gergin hissettiklerini belirtti. Ayrıca kortizol seviyelerinde de anlamlı bir artış görüldü. Katılımcıların hiçbiri bu düşük frekanslı sesin ne zaman devreye alındığını güvenilir biçimde tahmin edemedi. Bu bulgular, insanların duyamadıkları seslere karşı bile fizyolojik tepki verebildiğini düşündürdü.


'Birden fazla etken var'

Yine de araştırmacılar, infrasonik seslerin tek başına “perili ev” deneyimini açıklamadığını vurguluyor. Schmaltz’a göre bu tür hisler; çevresel faktörler, psikolojik beklentiler ve telkine açık olmak gibi unsurların birleşimi sonucunda ortaya çıkıyor. Özellikle eski binalarda bulunan düşük frekanslı titreşimler, eğer kişi zaten “Burada garip bir şey olabilir” beklentisiyle doluysa, bu hissi güçlendirebiliyor.


Yeni çalışmalar yolda

Çalışma yalnızca 36 katılımcıyla gerçekleştirildi ve örneklem epey sınırlı. Bunun başlıca nedeni, kortizol ölçümünün maliyetli olması. Araştırma ekibi, daha geniş katılımlı çalışmalar yapmayı planlıyor.

Öte yandan ekip, farklı “perili” olduğu iddia edilen mekanlarda infrasonik ses ölçümleri de yapıyor. Şu ana kadar bu mekanlarla sıradan yerler arasında belirgin bir fark tespit edilmiş değil.

Üniversitedeyken çeşitli kültür sanat yayınlarında görev aldıktan sonra popüler bilim kitapları çevirmeye başladı. 2019'da dış haber editörlüğü ile medyaya girerek gazetecilik hayatına başladı. Koronavirüs pandemisi mesleki yönelimi için önemli bir dönüm noktası oldu. Pandemiyle birlikte sağlık ve bilim haberciliği, sonrasında teknoloji haberciliği yaparak mesleğine devam etti. Halihazırda çeşitli mecralarda bilim ve teknoloji haberleri/yazıları yazıyor.

Çağla Üren

DAHA FAZLASI

9 Soruda El Nino Alarmı: Okyanuslarda depolanan ısı atmosfere aktarılacak

Türkiye ve dünyayı ne bekliyor? Uzmanlar, El Niño'nun yalnızca Pasifik Okyanusu'nu ilgilendiren bir deniz olayı olmadığını, dünyanın dört bir yanındaki sıcaklıkları, yağış düzenlerini, tarımı, enerji sistemlerini, su kaynaklarını ve ekonomileri etkileyen en güçlü doğal iklim döngülerinden biri olduğunu vurguluyor.
Çağla Üren

Dünya Tarihinin Bilinen En Büyük Akrebi Müze Çekmecesinden Çıktı

Yeni araştırmaya göre, daha önce dev bir kabuklu olarak sınıflandırılan 415 milyon yıllık fosiller aslında bir metre uzunluğa ulaşabilen devasa bir akrebe ait
Çağla Üren

Maymun çiçeği, hantavirüs, Ebola ve diğerleri: Bir sonraki pandemi nereden çıkacak?

Verilere göre, hızlanan iklim değişikliği ve habitat kaybı nedeniyle gelecek 10 yıl içinde Covid-19 benzeri bir pandemi olasılığı yüzde 22 ila 28. Peki hangi salgınların ve hangi patojenlerin yeni bir pandemi yapma riski var?
Çağla Üren

Yeni Araştırma Küçük Değişikliklerin Bile Büyük Sağlık Yararları Sağlayabileceğini Gösteriyor

Uyku süresini çok az artırmak, birkaç dakika daha egzersiz yapmak ve her gün küçük miktarda daha fazla sebze tüketmek bile kalp krizi, felç ve kalp yetmezliği riskini anlamlı ölçüde azaltabiliyor
Çağla Üren