Bıçaklar Çekildi’yi çeken Hollywood’un renk meraklısı, viral olan iPhone kamera uygulamasını anlatıyor
13 dolarlık Chromagraph Camera, iPhone fotoğraflarını Rian Johnson’ın görüntü yönetmeni Steve Yedlin’in filmlerde renkleri işlerken kullandığı matematikle işliyor.
Steve Yedlin. Görsel: Roger Kisby / gettyimages
Steve Yedlin tam bir renk meraklısı. Daha sohbete başlar başlamaz renk bilimine duyduğu tutkunun ardındaki “matematiği” anlatmaya koyuluyor.
Ama onu psikofizik ya da renk teorisi üzerine sohbet etmek için aramadım. Yedlin’le konuşmak istediğim şey, yeni çıkan, kısa sürede dilden dile yayılan ve yalnızca iPhone’da kullanılabilen Chromagraph Camera uygulamasıydı.
Yedlin, yönetmen Rian Johnson’la uzun yıllardır çalışıyor. Bıçaklar Çekildi ve Star Wars: Son Jedi gibi filmlerinin görüntü yönetmenliğini o üstlendi. İkili bu uygulama için yeniden bir araya geldi. “Filmlerde kullandığımız görüntü işleme kodlarının tamamını kendim yazıyorum,” diyor Yedlin. Chromagraph Camera da Yedlin’in o gizli tarifinden bir tutamını akıllı telefonunuzun kamerasına taşıyor.
Uygulama, iPhone’un kendi görüntü işleme sistemini kullanmak yerine görüntüyü RAW formatında kaydediyor ve bu ham veriyi Yedlin’in film yapımında kullandığına benzer bir formülle işliyor. Johnson ekim sonunda Chromagraph Camera’yı sosyal medyada tanıtınca uygulama kısa sürede iOS mağazasında en çok indirilen ücretli uygulama oldu. Bir defaya mahsus 13 dolar ödüyorsunuz. Uygulamayla sadece fotoğraf çekilebiliyor. (Henüz video desteği yok.)
WIRED’ın ürün inceleme ekibinde fotoğraf denince akla gelecek kişi ben değilim. (O unvanı paylaşanlardan biri de harika editörüm Julian.) Çoğu zaman iPhone’umu çıkarıp ayarlara dokunmadan bir fotoğraf çekiveriyorum. Yine de Chromagraph Camera’yla San Francisco’nun sonbahar havasını fotoğraflamak çok hoşuma gitti. Apple zaten iPhone sahiplerine fotoğraflarının renklerini ayarlamak için pek çok araç sunuyor. Ama bu uygulamada sevdiğim şey, hiçbir ayarla uğraşmadan kendine has, belirgin bir üslubu olan kareler çekebilmekti.

iPhone'umla çekilmiş standart bir fotoğraf. Fotoğraf: Reece Rogers

Chromagraph versiyonu. Fotoğraf: Reece Rogers
Uygulamayı açıp deklanşöre basmadan önce vizörde gördüğünüz görüntüyle Chromagraph Camera’nın size vereceği fotoğraf aynı değil. Fotoğrafı çektikten sonra uygulama onu adeta ‘banyo ediyor’. Çünkü uygulamanın, o kendine özgü tonları, renkleri ve greni elde etmek için görüntüyü işlemesi biraz zaman alıyor. Sonrasında da fotoğrafın görünümünü uygulama içinde değiştirebiliyor, isterseniz genel pozlamaya ya da dokuya ince ayar yapabiliyorsunuz.
Yedlin bir konuda çok net: Niyeti ne iPhone’un kamera uygulamasının yerini almak ne de her türlü düzenlemeyi yapabileceğiniz profesyonel bir araç çıkarmak. Bütün mesele renk, dostum. “Bu sadece fotoğrafları bizim sevdiğimiz gibi çeken, her tercihini ona göre yaptığımız bir uygulama,” diyor. Yedlin ve Johnson, kendi renk zevklerini esas alan bu uygulamayı geliştirmek için programcı Eric Cameron’la bir araya gelmiş. Uygulamayı çıkarmadan önce de birkaç ay boyunca onunla denemeler yapmışlar.
Görüntüyü işlemek için geliştirdiği onca özel yönteme rağmen Yedlin, iPhone’un temelde sınırlı bir cihaz olduğu görüşünde. “Zaten profesyonel bir kamerada sahip olduğunuz kontrolü burada da elde edebileceğiniz fikri pek doğru değil,” diyor. Donanımın nasıl çalıştığını değiştirmek söz konusu olduğunda yazılımın yapabilecekleri bir yere kadar. Hele de telefonun donanımını yazılımla ne kadar zorlayabileceğinize Apple’ın koyduğu sınırlar içinde bir uygulama geliştiriyorsanız.
Hesaplamalı fotoğrafçılık ve üretken yapay zekadaki gelişmeler, bugün akıllı telefonla çekilmiş bir fotoğrafın ne anlama geldiği tartışmasını yeniden alevlendirdi. Yedlin ise benimsediği yaklaşımla tarafsız bir görüntü elde etmenin peşinde değil. Ona göre hiçbir görüntü, var olanın birebir karşılığı değil. İster belli bir üslubu olan, sanatlı bir tasvir olsun ister daha durağan bir kare, ortaya çıkan şey her zaman bir yorum. Yedlin, Chromagraph Camera’nın ürettiği görüntülerin kendine özgü olduğunu, görünüm konusunda bilerek “taraf tuttuklarını” söylüyor.
“Görüntüyü farklı biçimlerde işlediğinizde nasıl göründüğünü sözcüklerle anlatabilirsiniz ama dönüp bakmanız gerek,” diyor. Renk zaten kendini anlatıyor.
Bu makale ilk olarak WIRED'ta yayınlanmış ve Enver Can Özer tarafından İngilizceden çevrilmiştir.
Reece Rogers
WIRED'ın hizmet yazarıdır ve önemli konuları açıklamaya ve okuyucuların teknolojiden en iyi şekilde yararlanmasına yardımcı olmaya odaklanmaktadır. WIRED'a katılmadan önce Reece, Business Insider'da akış hizmetleri üzerine yazılar yazıyordu.