Antalya’da Uzay Kongresi Başladı: Türkiye’nin Ay Aracı Test Aşamasında
Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yaptığı Uluslararası Uzay Kongresi’ne 108 ülkeden 6 bin 893 kişi kayıt yaptırdı. 2027’de Ay’a ulaşma hedefi yeniden gündemde.
Görsel: Buena Vista Images / gettyimages
77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC), 5 Ekim’de Antalya’da başladı. Uluslararası Uzay Federasyonu’nun her yıl başka bir ülkede düzenlediği kongre, ilk kez Türkiye’de yapılıyor. Beş gün sürecek programda uzay ajansları, araştırmacılar ve şirketler panellere, teknik oturumlara ve sunumlara katılacak. 9 Ekim’de düzenlenecek Halk Günü’nde kongre alanı ziyaretçilere açılacak.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, kongrenin ilk gününde Türkiye’nin 2027’de Ay’a ulaşma hedefini yineledi. Bu hedef yeni değil. Ay aracının bugünkü durumu hakkında daha somut bilgi, TÜBİTAK UZAY’ın 14 Eylül tarihli açıklamasında yer alıyor: Aracın üretim, montaj ve entegrasyon çalışmaları tamamlandı; fırlatma öncesinde sistem seviyesi çevresel testlere geçildi.
Yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki araç, uzayda görev yapacak farklı sistemlerin birlikte çalışıp çalışmadığının sınanacağı bir dizi testten geçecek. Titreşim ve akustik testleri, fırlatma sırasında oluşan sarsıntı ve ses dalgalarının araca zarar verip vermeyeceğini ölçüyor. Isıl vakum testlerinde uzaydaki düşük basınç ve sert sıcaklık değişimleri taklit ediliyor. Elektromanyetik uyumluluk testleri ise aracın elektronik sistemlerinin birbirlerinin çalışmasını bozup bozmadığını kontrol ediyor. Bunlar tek tek parçaların çalıştığını göstermekten öte, tüm sistemin birlikte görev yapabildiğini doğrulamaya yarıyor.
Yerlilik oranı yüzde 80’in üzerinde
TÜBİTAK’ın verdiği bilgiye göre araçtaki 65 ekipmanın 56’sı Türkiye’de üretildi ve yerlilik oranı yüzde 80’in üzerinde. Bu sistemler arasında uçuş bilgisayarı, güç ve haberleşme birimleri bulunuyor. Uydu projelerinde kazanılan mühendislik deneyimi, ilk kez Dünya yörüngesinin ötesinde çalışacak bir araçta bir araya getiriliyor. Çevresel testler tamamlandığında araç, son kontroller için TÜBİTAK UZAY’ın ODTÜ yerleşkesindeki temiz odaya alınacak; ardından fırlatma hazırlıkları için ABD’deki Kennedy Uzay Merkezi’ne gönderilecek. Kurumun açıklamalarında fırlatmayı yapacak roket şirketinin adı henüz belirtilmiyor.
Araç, 2027’nin ilk yarısında fırlatılmayı ve yaklaşık iki aylık yolculuktan sonra Ay yüzeyinin 100 kilometre üzerindeki kutupsal yörüngeye ulaşmayı hedefliyor. Yörüngede en az üç ay çalışması, performansına bağlı olarak bu sürenin 1,5 yıla uzatılması planlanıyor. Bu sırada Ay’daki radyasyon ortamı, Güneş’ten gelen parçacıkların yüzeyle etkileşimi, yerel manyetik alanlar ve yüzey sıcaklığı incelenecek. Görev yüklerinin bir bölümü Türkiye’de geliştirildi, diğerleri İsveç Uzay Fiziği Enstitüsü ve Çin’deki Shenzhen Üniversitesi ile yürütülen iş birliklerine dayanıyor. Elde edilecek verilerin Türkiye’deki ve başka ülkelerdeki araştırmacıların kullanımına sunulması öngörülüyor.
Ay aracının itki sistemi de kendi başına önemli bir teknoloji denemesi. DeltaV tarafından geliştirilen hibrit sistemde katı yakıt ile depolanabilir sıvı oksitleyici birlikte kullanılıyor. Bu motor, aracı Dünya’dan uzaya çıkaracak fırlatma roketi olarak değil;,uzay aracı fırlatıcıdan ayrıldıktan sonra yörüngesini değiştirmek ve görev sonunda Ay yüzeyine kontrollü biçimde yönelmek için kullanılacak. Dolayısıyla görev, Türkiye’de geliştirilmiş bir uzay aracını Ay’a göndermeyi hedefliyor; fırlatma içinse ABD’deki bir merkeze ve henüz adı açıklanmayan bir fırlatma hizmetine ihtiyaç duyuyor.
IAC’nin Antalya ayağında bilimsel sunumların yanında uzay girişimlerini yatırımcılar, sanayi şirketleri ve kamu kurumlarıyla buluşturmayı amaçlayan Beyond Orbit programı da bulunuyor. Program, girişimler için sunum ve iş görüşmeleri planlıyor. Kongrenin başında bu görüşmelerin yatırım ya da ortaklığa dönüşüp dönüşmediğine dair açıklanmış bir sonuç yok. Ay görevinin takvimindeki bir sonraki ölçülebilir eşik ise kongre programı değil, çevresel testlerin tamamlanması. İlk yarısı 2027 olarak açıklanan fırlatma hedefinin gerçekleşmesi bu aşamaya bağlı.
Antikitenin kadim dillerinden dijitalin kodlarına uzanan disiplinlerarası bir köprüden geçmekte. WIRED Türkiye ile teknolojiyi sorunsallaştırırken, yedi sanatı yanına alarak öğrenmenin ve paylaşmanın peşinden gidiyor. 98 model, Boğaziçili.